Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7273 E. 2024/3629 K. – Malın İadesi

Konu: Malın İadesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7273
Karar No
2024/3629
Karar Tarihi
Konu
Malın İadesi

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1424 Esas, 2022/1504 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2022/30 E., 2022/305 K. Taraflar arasındaki malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Erdemli 1. Noterliğinin 04.07.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalı kiracıya teslim edildiğini, kira borçları vadelerinde ödenmediğinden davalı kiracıya noterden ihtarname keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malın teslimi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamenin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, kiralananı saklama ve kaçırma girişiminde bulunduğundan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1639 D.İş sayılı dosyasından kiralananın müvekkili şirkete tesliminin sağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malın iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malın aynen iadesine, tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından keşide edilen ihtarname üzerine, davalının, mevcut borcu ve faizlerini davacı şirketin hesabına ödediğini, icra takibiyle uğraşmamak için gelecek 2 aylık kira alacağını da peşin ödediğini, bu durumun banka kayıtlarında da mevcut olduğunu, davacı şirket yetkilisinin şifahi olarak Ekim ayı ortalarında Eylül ve Ekim taksitleri için 20.000,00 TL'nin hesaplarına yatırılması gerektiğini aksi takdirde makinenin elinden alınacağını söylediğini, bunun üzerine davalının o an için sadece 17.000,00 TL'yi ödeyebileceğini belirttiğini, 14.000,00 TL'yi şirket hesabına yatırdığını, bu olaydan birkaç gün sonra 23 Ekimde makineyi götürdüklerini, o tarihten bu yana makinenin davacı şirkette olduğunu savunarak davanın reddine, bu zamana kadar ödemiş olduğu 15 aylık kira taksitinin ecri misil borcu düşülmek kaydı ile davacı şirketin talep ettiği alacaklardan mahsubuna karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı kiracı tarafından, finansal kiralama sözleşmesinde belirtilen ödeme tablosu dahilinde kira bedelinin ödenmediği, ayrıca kira bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir delil de sunulmadığı, 6361 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayana ait olduğu ve yine 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde davalı kiracının malı iade ile yükümlü olduğu, davalı, finansal kiralama bedelini ödediğini veya ödememesi gerektiğini veyahut bedelin istenebilir olmadığını yasal delillerle kanıtlayamadığından, sözleşme hükümlerine göre malın aynen iadesi ile yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temerrüt ihtarnamesinde muhatabın adreste bulunmama sebebinin tesvik edilmediğini, temerrüt ihtarnamesinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 20 nci maddesine göre eksik yapıldığını ancak ihtarnamenin buna rağmen tebliğ edildiğinin kabul edildiğini, davacı şirketin davalıya göndermiş olduğu temerrüt ihtarnamesinde davacı şirketi temsilen atılan imzanın, hangi yetkili tarafından atıldığı, yetkilileri gösteren imza sirküleri ile dayanak belgelerin mevcut olmadığını, ihtarnamenin kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temerrüt ihtarının tebliği usulsüz olmakla beraber davalının ihtarnameye muttali olduğunu, ödemede temerrüte düştüğünü, gecikmeli de olsa ödemelerde bulunduğunu cevap dilekçesinde '' ... ihtarnamesini tarafıma göndermiştir. Bunun üzerine mevcut borcu ve faizlerini davacı şirketin hesabına ödedim. ...'' şeklinde ikrar ettiğinden, ihtarnamenin içeriğinin ve tebliğ şeklinin usule uygun olmadığından bahsedilemeyeceği, davalı kiracının finansal kiralamaya konu kira bedelini süresinde ödemediği tespit edildiği gibi, finansal kiralama bedelini ödediğini yahut ödememesi gerektiğini, istenebilir olmadığını, yasal delillerle kanıtlayamadığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesine konu malın iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6361 sayılı Kanun'un 31 ve 33 üncü maddeleri, 7201 sayılı Kanun'un 20 nci ve 21 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7273, K. 2024/3629, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-7273-e-2024-3629-k-dfcf673de827