Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7016 E. 2024/2870 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7016
- Karar No
- 2024/2870
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/146 E., 2020/279 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı kredi müşterisi lehine muhatap davalı nezdinde yapılacak iş nedeniyle teminat mektubu düzenleyerek verdiğini, davalının teminat mektubu süresi dolmadan teminat mektubunun tazmini talebinde bulunduğunu, müvekkilinin ise davalıya gönderdiği yazı ile SGK güncel borç bilgisi sorularak varsa miktarı kadar kısmi tazmin talebinin gönderilmesinin istenildiğini, davalının ise yeniden teminat mektubunun tamamının nakde dönüştürülmesini istediğini, bunun üzerine teminat mektubu bedelinin davalıya ödendiğini, teminat mektubunda lehtar görünmeyen bir kimsenin akdettiği sözleşmeden dolayı teminat mektubunun paraya çevrilmesinin mümkün olmadığını, davalının ise hile ile teminat mektubunun tazminini istediğini, başlangıçta işi dava dışı ... İnş. ... A.Ş.'ye yaptıran davalının müvekkilinin muvafakatini almadan kendiliğinden yükleniciyi değiştirdiğini, dava dışı.../... İnş....Ortak Girişimi'nin borçları nedeniyle teminat mektubunun tazmin edildiğini, teminat mektubu konusu işten dolayı SGK prim borçları olduğu halde mektup bedelinin tamamının tazmin edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek 467.512,63 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile.../... İnş....Ortak Girişimi arasında ihale sözleşmesi imzalandığını, mal alımı ihaleleri uygulama yönetmeliğinin 54 üncü maddesinin yedinci fıkrası hükmü çerçevesinde ortak girişimin ortaklarından olan ... İnş.... Ltd. Şti. adına dava dışı Tekstil Bank tarafından düzenlenen kesin teminat mektubunun müvekkili tarafından uygun bulunduğunu, daha sonra ise davacı banka tarafından ... İnş....A.Ş. adına teminat mektubu düzenlenmesi üzerine Tekstil Bank tarafından düzenlenen kesin teminat mektubunun iade edildiğini, teminat mektubu üzerinde hangi iş için verildiğinin açıkça yazılı olduğunu, teminat mektubu süre uzatımları için ortak girişim ünvanı da belirtilerek davacı bankadan 17 ayrı yazı ile süre uzatım talebinde bulunulduğunu, davacı bankanın bu talebi kabul ederek süre uzatımlarını yaptığını, yüklenicinin SGK'ya olan borcunun ödenebilmesi amacıyla teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğünü, SGK'ya ödenen kısım dışında bakiye kısmın yükleniciye ödenmeyerek blokede tutulduğunu, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenicinin SGK'ya olan borcundan sorumlu olan davalı-işverenin yüklenicinin SGK'ya olan borç miktarı kadar (33.904,24 TL) teminat mektubunu kısmi olarak nakde çevrilme talebinde bulunması gerekir iken teminat mektubunun tamamını haksız yere davacı zararına nakde çevirdiği, bu suretle nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden, SGK'ya ödenen bedel mahsup edildiğinde (501.416,87 TL-33.904,24 TL=467.512,63 TL) davalının haksız olarak tazmin ettiği 467.512,63 TL'yi davacı-bankaya iade etmesi gerektiği, nitekim davalının kesin kabul sonrasında lehtar-yükleniciden sözleşmeden kaynaklanan, teminat mektubu rizikosu kapsamında kalan alacağı bulunduğuna ilişkin iddia ve savunmasının bulunmadığı, davalı-muhatap ile davacı-banka arasında akdedilen garanti sözleşmesinden tamamen bağımsız nitelikte olan davalı ile lehtar arasında akdedilen 28.03.2006 tarihli sözleşmenin 12.4 maddesine istinaden bakiye bedeli yükleniciye iade edileceği yönündeki davalı savunmasına itibar edilemeyeceği gibi Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2017/13794 E. sayılı dosyasında davalıya gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin ve Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2017/22185 E. sayılı takip dosyasının haksız tazmin edilen 467.512,63 TL teminat mektubu bedelinin davacı bankaya iadesine engel olmadığı, davacı bankanın 16.01.2018 tarihli yazı ile bakiye bedelin iadesini davalıdan talep ettiği, anılı yazının davalıya tebliğ tarihine ilişkin tebligat parçası ibraz edilmemiş ise de, davalının en geç bedeli iade etmeyeceğini davacı bankaya bildirdiği 23.01.2018 tarihinde temerrüte düştüğünün kabul edilmesi gerektiği, tarafların tacir ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle davacının avans faizi isteminde bulunabileceği nazara alınarak, 467.512,63 TL'nin 23.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu teminat mektubunun lehtar ortak girişim Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcu nedeniyle nakde dönüştürüldüğünü, davacının başvurusu üzerine ihtiyati haciz kararı verilmiş ve nakde dönüştürülen teminat mektubu bedelinden SGK'ya olan borcun ödenmesinden sonra kalan tutarın lehtar şirkete ödenmeyerek bloke edilmesine hükmedildiğini, bu karar gereğince işlem tesis edildiğini, davacının teminat mektubundan sadece SGK'ya olan borç miktarının nakde dönüştürülmesi gerektiği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, teminat mektubunun üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bulunduğunu, bu ilişkide garanti eden bankanın lehtar ve muhatap arasındaki iç ilişkiye dayanarak teminat mektubu bedelini kısmen veya tamamen ödenmesinden imtina edemeyeceğini, teminat mektubu metninde lehtar ile muhatap arasında ortaya çıkacak herhangi bir ihtilaf ya da bunun kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın mektupta yazan tutarın ilk talepte nakden ve tamamen ödeneceğinin yazılı olduğunu, müvekkilinin teminat mektubu konusu işle ilgili olarak hukuki dayanağı olmayan bir tazmin talebinde bulunduğu iddiasında ancak lehtarın bulunmasının beklenebileceğini, teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi ile müvekkiliyle banka arasındaki ilişkinin sona erdiğini, garanti eden bankanın lehtar ile teminat mektubunun düzenlenmesine ilişkin tesis etmiş olduğu borç ilişkisine dayanarak muhataba ödediği tutarı talep etme hakkı bulunduğunu, lehtarın teminat mektubunun taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak nakde dönüştürüldüğü konusunda muhataba başvurma hakkına sahip olacağını, davacının müvekkili ile lehtar ortak girişim arasındaki iç ilişkiye dayanabileceği kabul edilse dahi açılan davanın hukuki temelden yoksun olduğunu, müvekkili ile fer'i müdahiller arasında imzalanan sözleşmede işin tamamlanmasından sonra yüklenicinin idareye veya SGK'ya borcu bulunması halinde kesin teminat mektubunun nakde dönüştürülerek borçların ödeneceği, kalan tutarın ise yükleniciye iade edileceğinin hükme bağlandığını, borçların ödenmesinden sonra kalan tutarın bankaya iadesine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, mahkemece 23.01.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, ihtiyati haciz kararına istinaden bakiye teminat mektubu bedeline bloke konulması işleminin mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesine yönelik bulunduğunu, müvekkilinin faiz ödemekle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka teminat mektubunun usulsüz olarak nakde çevrilmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.