Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/685 E. 2023/1517 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/685
- Karar No
- 2023/1517
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/131 Esas, 2021/173 Karar DAVA TARİHİ : 19.09.2001 HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.01.2001 tarihinde davalı banka şubesine giderek vadeli döviz hesabı açtırmak istediğini, müvekkili ile ilgilenen davalı banka çalışanı ...'a 15.000,00 USD teslim ettiğini, işinin gecikeceğini düşünerek hesap cüzdanını daha sonra almak üzere bankadan ayrıldığını, araya haftasonunun girmesi nedeniyle müvekkilinin 22.01.2001 tarihinde hesap cüzdanını almak ve vergi işlemlerini yaptırmak üzere banka şubesine gittiğini, o gün kendisine teslim edilmeyen hesap cüzdanının ertesi gün verildiğini, aynı gün diğer davalı banka çalışanı ...'in müvekkilinin evine gelerek vergi işlemlerine ilişkin olarak imza eksikliği bulunduğunu söylediğini ve müvekkiline bir belge imzalattığını, müvekkilinin bankaya duyduğu güven nedeniyle belgeyi okumadan imzaladığını, daha sonra banka şubesinde usulsüzlükler yapıldığına ilişkin dedikoduların çıktığını, müvekkilinin hesabını kontrol için bankaya gitmesi üzerine hesabının kapatıldığını öğrendiğini, hesabın kapatılmasında ise vergi işlemi için gerektiğinden bahisle davalı ... tarafından müvekkiline imzalatılan belgenin kullanıldığını, müvekkilinin parasının kendisine ödenmediğini, istihdam ettiği personelin seçiminde ve görevlendirilmesinde gerekli özeni göstermeyen davalı banka ile diğer davalıların müvekkilinin zararından müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, 15.000,00 USD'nin 19.01.2001 tarihinden itibaren 3 aylık %15 oranında işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... ile iş birliği içinde müvekkili bankayı zarara uğratmaya çalıştıklarını, şube çalışanlarından hiçbirinin davacının bu parayı bankaya getirdiğini görmediklerini, hesabın açılışı ile ilgili imza kartonu üzerinde müşteri imzasının bulunmadığını, gerçekte bir para yatırma işlemi olmamasına rağmen banka kayıtlarının birbirine uygunluğunun sağlanması ve ileride yaşanacak şube teftişlerinde mutabakatının sağlanması maksadıyla hesabın kapatıldığını ve 15.000,00 USD'nin davacıya ödendiğine dair makbuz üzerine davacının imzasının alındığını, davacıya verilen hesap cüzdanında yalnızca diğer davalı ... 'un imzasının bulunduğunu ve bu haliyle geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olay ile ilgili ceza dosyasının sonucunun beklenilmesinin gerektiğini, davacı adına hesap açma-kapama işlemlerinin diğer davalı ... tarafından yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, hukuken geçeri bir belgeye dayanılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 31.05.2017 tarih, 2016/515 E., 2017/201 K. sayılı kararı ile Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/91 E., 2014/27 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının 15.000,00 USD'yi nakden aldığına dair dekontta imzasının olduğunun, böylelikle işleme icazet verdiğinin, bankanın sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği, kararda ise davacının kandırılarak tediye fişini imzalatıldığına yönelik iddia bakımından beyanı dışında destekleyici delil bulunmadığının, tediye fişinde imzasının olduğu işleme icazet verdiğinin tespit edildiği, kararın kesinleştiği, tediye fişinde davacının dava konusu parayı teslim aldığının yazılı olduğu, aksinin yazılı belge ile ispatlanabileceği, ceza dosyasındaki tanık beyanlarının davacı iddialarını desteklemediği, 15.000,00 USD gibi yüksek meblağlı miktarda hesap açtırıp hesap cüzdanı almamanın ve tediye fişini okumadan imzalamanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 11.02.2019 tarih, 2017/3883 E., 2019/1056 K. sayılı kararıyla davalı ... açısından sorumluluk doğuran bir eyleminin mevcut olmamasına göre davanın reddi kararının isabetli olduğu, davalı ... yönünden Mahkemece verilen ilk kararın usulü kazanılmış hak oluşturduğu ve davalı ... yönünden kesinleşen ilk karara göre hüküm kurulmasının gerektiği, davalı banka yönünden ise davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 18.05.2021 tarih, 2021/131 E., 2021/173 K. sayılı kararı ile bozma ilamında işaret edilen gerekçelerle davanın ... yönünden kısmen kabulüne, 15.000,00 USD'nin 15.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek davalı bankanın uyguladığı cari faiz oranı ile birlikte (Mahkemenin 04.06.2014 tarih, 2001/277 E. ve 2014/261 K. sayılı kararı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) davalılar ... (ve diğer davalı ... 'dan müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine, faize ilişkin talebin reddine, davalı ... ve ... yönünden Mahkemenin 04.06.2014 tarih, 2001/277 E. ve 2014/261 K. sayılı karar kesinleşmiş olduğundan işbu davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davacının talebinde 19.01.2001 tarihinden itibaren faiz talep edilmesine rağmen Mahkemece 15.01.2001 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, 2. Davalı bankanın her türlü harçtan muaf olduğunu, buna rağmen hükmün dördüncü bendinde davalı aleyhine harca hükmedilmesinin doğru olmadığını, 3. Hükmün beşinci bendine göre davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olmadığını, bu ücretin dava tarihinde yabancı paranın Türk lirası karşılığına göre hükmedilmesinin gerektiğini, 4. Mahkemenin cari faiz oranına hükmettiğini, ancak bu faiz oranının açık ve anlaşılır olmadığını, ileride ihtilaf çıkmaması açısından bu hususun yeniden incelenmesi gerektiğini, 5. Davacının alacak talebinin reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen hükümde davanın kısmen kabulü kararının yerinde olup olmadığı, faiz, harç ve vekalet ücretine ilişkin kararların doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116 ıncı maddesi, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi, 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Davacının talebinde 19.01.2001 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmesine rağmen Mahkemece verilen kararda 15.01.2001 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. 3. Davalı ...'nın harçtan muaf olmasına rağmen hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yargılama giderleri kapsamında harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. 4. Davalı aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücreti dava tarihindeki yabancı paranın Türk lirası karşılığına göre hükmedilmesi gerekirken karar tarihi karşılığına göre hükmedilmesi doğru olmamıştır. Belirtilen hususlar bozmayı gerektirir ise de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının a.Hüküm fıkrasının bir numaralı bendinde yer alan “15.01.2001” ibaresinin çıkartılarak yerine “19.01.2001” ibaresinin yazılması, b.Hüküm fıkrasının dört numaralı bendinde yer alan “toplam 740,37 TL yargılama giderinin” ibaresinden sonra gelmek üzere (davalı ... harçlar hariç 202,22 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılar ... ve Birleşik Fon Bankasından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ibaresinin eklenmesi, c.Hüküm fıkrasının beş numaralı bendinde yer alan “nispi vekalet ücretinin” ibaresinden sonra gelmek üzere "davalı ... Bankasının vekalet ücretinin 4.080,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gözetilerek” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.