Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6835 E. 2024/3019 K. – Şirket Ortağı

Konu: Şirket Ortağı Olduğunun Tespiti, Kar Payı Alacağı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6835
Karar No
2024/3019
Karar Tarihi
Konu
Şirket Ortağı Olduğunun Tespiti, Kar Payı Alacağı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2656 Esas, 2022/1098 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/20 E. - 2019/848 K.

Taraflar arasındaki şirket ortağı olduğunun tespiti, kar payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, davalı ...Ş'ye 100, 100 ve 50 olmak üzere toplam 250 DM (Alman Markı) göndermek suretiyle ortak olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı ... ve murahhas üye ...’in imzalarının bulunduğu belge ile gönderilen tutarların şirket hesabına geldiği ve ortaklık defterine işlendiğinin belirtilerek, müvekkiline ortağımız diye hitap eden bir yazı gönderildiğini, müvekkilinin şirketin ortağı olmasına rağmen şimdiye kadar şirket ortaklığı nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin davalı şirketteki ortaklık hissesini öğrenmek ve bu hisse oranındaki alacaklarını tahsil etmek amacıyla davalı şirkete 05.01.2018 tarihli ihtarnamesini gönderdiğini, ancak davalı şirketin, müvekkilinin ortaklığı bulunmadığını belirterek ihtarnameye olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunun ve ortaklık hisse miktarının tespitine, müvekkilinin şirket ortağı olduğu tarihten bu yana hissesi oranında ödenmesi gereken kar paylarının dağıtım tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin pay defterinin ve bilgisayar kayıtlarının tetkikinde davacının ortaklık kaydının ve şirketin kuruluşundan itibaren de ortaklık talebinin bulunmadığının tespit edildiğini, davacının müvekkili şirkete 250 DM ödeyip ortak olduğuna ilişkin ibraz ettiği yazıların fotokopi olduğunu ve yazılarda ortak ismi ve tarih bulunmadığını, dolayısıyla bu yazıların davacının ortak olduğunu ispatlayan belgeler olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, davalı şirkete 1970-1971 ve 1972 tarihlerinde paydaş olmak amacıyla pay bedeli ödediğini bu nedenle şirket ortaklığının tespitini talep etmiş ise de; incelenen şirket kayıtlarında davacının ortak olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, davacı tarafça sunulan fotokopi belgelerinin de davacının iddiasını ispatlamak için yeterli olmadığı, davacı tarafça cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmamış olması nedeniyle yemin teklif etme hakkı hatırlatılmayarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, sadece bilirkişi raporu içeriğine göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirket merkezinde yapılan incelemede müvekkilinin pay defterlerinde ismine rastlanmamış olması, müvekkilinin pay bedelini ödediği gerçeğini ortadan kaldırmadığını, pay bedelinin ödendiğinin şirket yetkililerince gönderilen belgelerden açıkça anlaşılacağını, bilirkişi raporunda da gönderilen yazıdaki kişilerin şirketin yetkilileri olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin davalının kurumsal kimliğine güvenerek yurt dışında kazanmış olduğu parasını ortaklık payı olarak ödediğini, paranın tahsiline rağmen ortaklık kaydının yapılmamasının davalının kusuru olduğunu, belgelerin asıllarının mahkemeye ibraz edildiğini, 13.03.2019 tarihli oturumda sunulan belgelerin, belge fotokopisinin dosyada bulunduğu gözetilerek belge asıllarının dosyaya alınmadığını, belge asıllarıyla birlikte bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik inceleme yapıldığını, bu belgede imzası bulunan kişilerin kim olduğu ve şirkete görev yapıp yapmadıklarının incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının belgedeki imzaları inkar etmediğini, eksik inceleme yapılarak davadaki bir çok hususun karanlıkta bırakıldığını, 04.02.2019 tarihli delil dilekçesinde belirtilen delillerin toplanmadan ve yemin delili hatırlatılmadan karar verildiğini, şirkete ait tüm kayıtların incelenmesi halinde ortaklığa ilişkin bir iz bulunması ihtimali bulunduğunu, şirketin pay senetlerinin nevinin araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının iddiasını kanıtlamaya elverişli kanıtlar sunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı ... şirketin ortağı olduğunun tespiti ile kâr payı miktarının tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6835, K. 2024/3019, T. 18.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-6835-e-2024-3019-k-3937de4b2178