Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6691 E. 2024/2856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6691
Karar No
2024/2856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1420 Esas, 2022/1062 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/94 E., 2020/49 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1984 yılından beri dondurma sektöründe “...” markası ile faaliyet gösterdiğini, davalının “... + şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak kısmen reddedildiğini, markasının TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olduğunu, bu nedenle farklı mal ve hizmetlerde de korunması gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin gıda sektöründe faaliyeti olmadığını, mutfak ve züccaciye alanında faaliyet gösterdiğini, davacı taraf markası ile sınıflarının farklı olduğunu, markaların da benzemediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava konusu marka başvurusuna yaptığı itiraz üzerine kısmen yayın kararı verildiğini, başvurunun tümden reddi talebiyle yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının marka başvurusunun 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca kısmen reddedildiği, markanın yayınına davacının 100'ü aşkın tescilli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine ise başvuru kapsamından aynı/benzer emtiaların çıkartılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacının itirazının YİDK tarafından reddedildiği, davacı markalarının neredeyse tamamının yalnızca 29, 30 ve 32. sınıf emtialarda tescilli oldukları, bu emtiaların başvuru kapsamından çıkartılmış oldukları, bununla birlikte davalı başvurusu kapsamında kalan emtialar ile davacının gıda ürünlerini kapsamayan tescilli markaları karşılaştırıldığında 12 nci sınıftaki “Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Lastik şişirme pompaları.” emtiaları ve 14 üncü sınıftaki “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtiaları bakımından taraf markaları arasında emtia benzerliği bulunduğu, taraflara ait markalar karşılaştırıldığında davacı şirketin, başvuruya konu markanın emtia listesinde kalanlar yönünden benzer emtiaları kapsadığı görülen tek markası olan 2008/42797 sayılı "..." ibareli markası arasında yüksek düzeyde işitsel, kavramsal ve görsel benzerlik bulunduğu, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilgili tüketici nezdinde iltibasa neden olabileceği, “...” kelimesi yaratılmış, orijinal ya da fantezi bir sözcük olmayıp böylesi bir ibarenin işletmelerce marka olarak tercih edilmesinin her zaman mümkün olduğu, davacının T/00085 sayılı markası dışında diğer markalarının tanınmış olduğuna ilişkin delil sunulmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğunun kabulü halinde dahi bu tanınmışlığı başta dondurma ürünleri olmak üzere gıda sektörüne ilişkin bulunduğu, benzer marka başvurusunda bulunmanın kötü niyetin kabulüne yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın 12 nci sınıfta "Taşıtlar için iç ve dış lastikler tubleks lastikler lastik tamir takımları taşıt lastikleri için yamalar kaynak yamalar taşıt lastikleri için subablar. Lastik şişirme pompaları." emtiaları ile 14 üncü sınıfta "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları saat kordonları dahil)." yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin T/00085 sayılı tanınmış markası dikkate alındığında davanın tümden kabulünün gerektiğini, başvurunun tescil edilmesi halinde müvekkilinin zarar göreceğini, marka kötü niyetle tescil ettirildiğinden tümden reddinin gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;YİDK kararının yerinde olduğu, kalan mal ve hizmetler bakımından çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum tarafından 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının b bendi ve 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca yapılan karşılaştırmada dava konusu marka kapsamından aynı/benzer emtiaların çıkartıldığı, bununla birlikte, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, dava konusu markayla benzerliği davalı Kurum tarafından da kabul edilmiş olan, davacının 2008/42797 sayılı "..." ibareli markası kapsamında yer alan bir kısım emtia ile benzer olan emtiaların halen davalı markası kapsamında bulunduğu, bu emtialar yönünden davanın kısmen kabulünün yerinde olduğu, davacı vekili müvekkilinin tanınmış T/00085 sayılı markasına ve kötü niyet iddiasına dayanarak başvurunun tümden reddini talep etmiş ise de çıkartılan emtialardan sonra dava konusu marka kapsamında kalan emtiaların (tekstil ürünleri, ev eşyaları, züccaciye ürünleri, ev dekorasyon ürünleri, motorlu taşıtlar ve parçaları, kuyumculuk ürünleri, kırtasiye ürünleri gibi) bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre uzak oldukları, yerel mahkemenin KHK'nın 8/4 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmeyeceği yönündeki değerlendirmesinin yerinde olduğu, kötü niyetin de ispat edilemediği gerekçesiyle davacı ... davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme elverişsiz olduğunu, ''...'' markasının müvekkili firma adına uzun yıllardır tanınmış marka statüsünde tescilli olduğunu, markaların arasında görsel/işitsel anlamda benzerlik bulunduğunu, buna dair emsal kararların olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;YİDK kararının yerinde olduğu, kalan mal ve hizmetler bakımından çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, tüketicilerin markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markaları olarak algılayacaklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olupdavacı vekili ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6691, K. 2024/2856, T. 15.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-6691-e-2024-2856-k-4b242cf9abc2