Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6268 E. 2024/2414 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6268
- Karar No
- 2024/2414
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/744 Esas, 2022/1146 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/821 E., 2018/1315 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin İzmir İli, ... İlçesi, ... Mah. 10959 Ada, 6 Parselin 2/3 hissesini almak için davalı bankadan kredi talebinde bulunduğunu, kredinin hazırlandığı, şirket yetkilileri tarafından gerekli imzaların atıldığını, davalı banka tarafından satış dışı parselin 1/3 hisse sahibinin ipotek kurulmasına muvafakatinin talep edildiğini, daha sonra 1/3 hisse malikinin sözleşmeye müteselsil kefil sıfatı ile imza atması şekline dönüştürüldüğünü ayrıca bankanın ipotek tesis edebilmesi için tapunun beyanlar hanesinde yazılı ''... zilyedindedir'' şerhinin kaldırılmasının istenildiğini, bu şerhin kaldırılmasının uzun yasal süreci gerektirmesi nedeniyle müvekkili şirketin taşınmazı satın almaktan vazgeçtiğini, banka tarafından şirket yetkilisi aranarak gecikmiş kredi faiz ödemesinin yapılmasının talep edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin kredi kullanılmadığını bir yanlışlık olduğunu beyan etmiş ise de banka müdürünün müvekkili şirkete 2.000.000,00 TL kredi kullandırıldığını kredinin 3 aydan bu yana şirket hesabında yattığını bu nedenle de bankalarına faiz borcu olduğunu ifade ettiğini, şirket yetkililerinin alınacak taşınmazın hissesinin ipotek edilmesi ile kredi kullanılacağını ipotek yapılmadan kredi tahsisinin nasıl yapıldığının kendi tasarruflarına sunulmayan paranın nasıl faizini talep ettiklerini, kredi tahsisinden neden haberdar olmadıklarını sorduklarını, tasarruflarına sunulmayan paranın faizinin talep edilemeyeceğini ileri sürerek davalı bankanın müvekkili şirketin gönderdiği ihtara verdiği cevapta tanımladığı 20.02.2017 tarihli genel kredi teminat sözleşmesine dayalı olarak kullandırdığını iddia ettiği krediden ve müvekkili şirketten istenilen 102.500,00 TL faizden de borçlu olmadığının, davalı bankadan kredi kullanmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile davacı arasında varılan mutabakat çerçevesinde 2.000.000,00 TL limitli taksitli ticari kredi tahsisine karar verildiğini, ilgili belgeler düzenlenerek imzalandığını, 21.02.2017 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarında taksitli ticari kredi açıldığını, tahsis koşulu olan ipotek tesisine dek bu tutarın davacı tarafından imzalanan mevduat rehin sözleşmesine istinaden bloke altına alındığını, bankaca yapılan işlemlerin yasal mevzuata, taraflar arasındaki sözleşme ve banka düzenlemelerine uygun olduğunu, davacı şirketin banka lehine 1. dereceden %50 marjlı ipotek tesisine ilişkin teminat koşulunu yerine getirmediğinden kredinin davacı şirketin serbest kullanımına bırakılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Nüans Yapı... Ltd. Şti. ile davalı bankanın MTK Altındağ Şubesi arasında 20.02.2017 düzenleme tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından kredinin teminatı olarak dava dışı taşınmazın gösterildiği, taşınmazın tapu kayıtlarının banka lehine verilmesi gereken gerekli teminat koşulları oluşmadığından kredinin serbest kullanıma bırakılamadığı ve krediye bloke konulduğu, başka bir ifade ile; taraflar arasında kredi sözleşmesinin yapıldığı ancak, teminat şartları oluşmadığından bahisle, kredi tutarının davacı kullanımına ve tasarrufuna açılmadığı dolayısıyla taraflar arasında 20.02.2017 tarihinde imzalanan 219654493752 numaralı ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve fer'ilerinden dolayı davacıya sorumluluk düşmeyeceğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davacı vekili, 102.500,00 TL faiz borcundan borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de; faiz borcu sözleşmenin fer'isi olup, sözleşmenin içerisinde olduğundan, ayrıca talep ile ilgili hüküm kurulması cihetine gidilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davacı lehine vekâlet ücretini 80.200,00 TL olarak değil de hatalı olarak 10.950,00 TL olarak hesap ederek eksik vekâlet ücretine hükmedildiğini, gerekçeli kararın hüküm kısmının 2, 3, 4 üncü maddelerinde hesap hataları yapıldığını, hükümdeki yazı ve hesap hatalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 304 üncü maddeye göre düzeltilmesi taleplerinin mahkemece hatalı olarak reddedildiğini, 20.02.2017 tarihli 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinden borçlu olunmadığının tespitini talep etmelerine rağmen mahkemece 219654493752 numaralı 20.02.2017 tarihli 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi şeklinde yazıldığını, mahkemenin bu numarayı nereden görüp yazdığının anlaşılamadığını, gelecekte kararın infazında bir sorun olmaması bakımından bu numaranın karardan çıkarılmasının daha yerinde olacağını düşündüklerini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı Nüans Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin taşınmaz alımına yönelik olarak müvekkili bankanın MTK Altındağ Şubesinden kredi talebi üzerine, 2.000,000,00 TL limitli, 4 ay ödemesiz olmak üzere 12 ay vadeli, 1. dereceden %50 marjlı ipotek tesisi ve kefalet koşullarıyla Taksitli Ticari Kredi tahsisine karar verildiğini, davacı yan ile mutabık kalınan ve kredi tahsis makamınca onaylanan 2.000.000,00.TL limitli krediye ilişkin olarak ön bilgi formu, genel kredi ve teminat sözleşmesi, geri ödeme planı, kredi kullandırım talimatı, kefaletlere ilişkin ön bilgi formu ile eş muvafakatnamesi, menkul kıymetler ve mevduat rehin sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirkete 21.02.2017 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarında Taksitli Ticari Kredi açıldığını, tahsis koşulu olan ipotek tesisine dek bu tutar davacı şirketin bilgi ve talebi doğrultusunda, davacı şirketçe imzalanan mevduat rehin sözleşmesine istinaden bloke altına alındığını, kredi talebinden itibaren tüm aşamalarda bilgi ve denetimleri bulunan davacı şirket, 20.02.2017 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesini, 2.000.000,00 TL limitli kredinin kullandırım talimatını, krediye ilişkin ödeme planını kefillerle birlikte imzaladığını yine davacı şirketçe imzalanan mevduat rehin sözleşmesine istinaden müvekkili banka lehine 2.000.000,00 TL tutarında mevduat rehni verildiğini, dava konusu kredinin kullandırım koşulları da davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunu, kullandırım koşullarının şirket yetkilileri imzasına teslim edildiğini, tüm bu aşamalardan sonra davacı şirketin kredinin açılarak kullandırıldığını ve hesaplarına geçtiğini bilmedikleri yönündeki iddialarının iyi niyetli olmadığını, müvekkili bankaca yapılan işlemlerin imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesi ile eklerine, yasal mevzuata ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, hükme esas alınan eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna haklı itirazlarının ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını özellikle üniversitelerin Banka ve Ticaret Hukuku kürsüsünden seçilecek uzman bilirkişiler vasıtasıyla yeniden inceleme yapılması istemlerinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davalı tarafından kredi tahsis koşulu olarak ipotek tesisinin şart koşulması ve bu koşul gerçekleşmeden ve kredinin davacının kullanımına serbest bıraktırılmadan kredinin tahsis edildiğinden bahsedilemeyeceğine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu yönünden; mahkemece, taraflar arasında 20.02.2017 tarihinde imzalanan 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve fer'ilerinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine doğru olarak karar verilmesine rağmen 2.000.000,00 TL üzerinden nispi harç ve vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken sadece 102.500,00 TL üzerinden eksik nisbi harç ve vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmediği, ancak, bu yanılgının giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla; İstinaf Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğini, bu kararın davanın esası hakkında bir inceleme ve karar olmadığını, ilk derece kararının denetimi ile sınırlı olduğunu, dolaysıyla istinaf başvurularının esastan reddine dair kararda, maktu harç üzerinden hüküm kurması gerekirken, müvekkili banka aleyhine nispi istinaf harcının hüküm altına alınmasının yasal düzenlemelerin konuluş amacına aykırı olduğu gibi, hak arama özgürlüğünün kısıtlanmasına da yol açacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.