Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5467 E. 2024/1893 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5467
- Karar No
- 2024/1893
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2390 Esas, 2022/664 Karar
HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/531 E., 2019/581 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi mal alımına ait sözleşme gereği müvekkilinin 01.04.2017 ila 31.03.2018 tarihleri arasında davalıya elektrik tedarik ettiğini, düzenlenen 152.008,60 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından reddedildiğini, ödeme taleplerine verilen cevabi yazıda gerçekleşmeyen tüketim için ücret talep edilemeyeceği bildirilmişse de müvekkilinin davalının sözleşmenin feshi sebebiyle doğan zararını ve sözleşme ile koruma altına alınan mahrum kaldığı kârını talep ettiğini, sözleşmenin amaçsal yorumu uyarınca müvekkilinin sözleşme bedelinin büyüklüğü sebebiyle birim fiyatını düşük belirlediğini, sözleşmede belirtilenden daha düşük miktar istenmesi halinde müvekkilinin de birim fiyatı yüksek belirleyeceğini, sözleşmenin 24.3. maddesinin tahmin edilenden daha az bir tüketim ve tedarik olması durumunda müvekkilinin zararının doğacağı kabulüyle kaleme alındığını ileri sürerek 152.008,60 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Altınova Tarım İşletmesi Müdürlüğünün elektrik ihtiyacının temini için çıkılan ihaleden sonra davacı ile 20.02.2017 tarihli, 01.04.2018 ila 31.03.2018 tarihleri arasını kapsayan sözleşmenin sürenin bitimi ile sona erdiğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun (4735 sayılı Kanun) 24 üncü ve sözleşmenin 24.3 üncü maddesinin somut olayda uygulanamayacağını, öngörülen fark ödemesinin yüklenicilere sözleşme bedelinin altında tamamlanan işler için giderlerine ve yüklenici kârına karşılık olarak yapılan bir tür tazminat olduğunu, işin tamamlanması ön şartının bulunduğunu, iş eksilişinin tek başına ödemenin yapılması için yetmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen elektrik alım sözleşmesinin 24.3 üncü maddesinin “Bu ihalede, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 24 üncü maddesi çerçevesinde iş eksilişi yapılabilir. İhale konusu işin sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde ise, yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderler ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin %80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5’i ödenir.” hükmünü içerdiği, sözleşme tahmini bedelinin 7.722.000,00 TL olduğu, ancak bunun 3.137.427,92 TL tutarındaki kısmının alındığı, bu kapsamda iş azalışı olduğu, davayı yüklenicinin sözleşmenin 24.3 üncü maddesi kapsamında yaptığı gerçek giderler ve yüklenici kârına karşılık sözleşme bedelinin %80'i olan (7.722.000,00TL x %80 =) 6.177.600,00 TL’nin, gerçekleşen tüketim bedeli olan 3.137.427,92 TL’den düşümü ile fark bedeli 3.040.172,08 TL’nin %5’i olarak hesaplanan 152.008,04 TL’yi isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 152.008,60 TL'nin dava tarihi olan 13.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4735 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinin somut olaya uygulanamayacağı, iş eksilişi ile işin sözleşmede öngörülen miktar üzerinden tamamlanmasının aynı anlamda değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar tesis edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 24.3 üncü maddesi uyarınca hesaplanan tutara karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 4735 sayılı Kanun’un 24 üncü ve sözleşmenin 24.3 üncü maddesinin somut olayda uygulanamayacağını, sözleşmenin tahmini bedel üzerinden imzalandığını, tahmini ihtiyacın tamamının yükleniciden karşılanmadığını, iş eksilişi ile işin sözleşmede öngörülen miktar üzerinden tamamlanmasının aynı anlamda değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4735 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.