Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4005 E. 2024/348 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4005
Karar No
2024/348
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/169 Esas, 2022/519 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Davanın usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/234 E., 2021/325 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı ... ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalının müteselsil kefil olduğunu, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmeye kefil olan davalının eşinden eş muvafakatı alınmadığını, sözleşmedeki imzanın davalının eşine ait olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla genel kredi sözleşmesinde eş rızasını gösterir imzanın davalının eşine ait olmadığının tespit edildiğini, usulune uygun eş rızası alınmadan davalının genel kredi sözleşmesine kefil olamayacağı, ödenmeyen borç miktarından davalının asıl borçlu ile birlikte sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda tüm sayfalarda davalıya ait imzaların bulunduğunun tespit edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesine 6455 sayılı Gümrük Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 77 nci maddesi ile eklenen fıkra ile getirilen düzenleme kapsamında bulunan kredi olup olmadığı hususunda bankanın görüşü alınmadan veya bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava dışı ... ... ile imzalanan ve davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine itirazın iptali talebinde bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi gereği, işbu davanın mutlak ticari dava olduğu, aynı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğuna dair beyanda bulunmadığı gibi dosya içerisinde de arabuluculuğa başvurulduğuna (ve sona ermesine) ilişkin belge bulunmadığı, bu durumda Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesi uyarınca son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması hususunda davacıya ihtar gönderilmediğini, kullandırılan kredinin bireysel kredi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi ilamında dava konusunun ticari nitelik taşıdığı hususu ispatlanamadığından davanın usulden reddi kararının isabetsiz olduğunu, sözleşmenin tamamında davalıya ait imzaların bulunduğunu, eş rızası uygulamasının davaya konu kredi çekildikten sonra uygulamaya konulduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla davalının takibe konu borçtan sorumlu olduğunun ortaya konulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 5/A maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4005, K. 2024/348, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-4005-e-2024-348-k-81f9f0d34280