Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3881 E. 2024/320 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3881
- Karar No
- 2024/320
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/867 Esas, 2022/210 Karar DAVALILAR :1.Macroform Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2.Türk Patent ve Marka Kurumu vekili Avukat HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/506 E., 2020/51 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Makro/Macro" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalın şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "macroform" ibaresinin marka olarak tescili için yapılan başvuruya yapılan itirazlarının yerinde görülmeyerek kısmen reddedildiğini, davalının başvuru markasının, müvekkili markaları ile iltibas yaratacağını, markaların tanınmışlığından yararlanılacağını ve haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; ortalama tüketici nezdinde davaya konu markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek benzerlik bulunmadığını, davacı adına tescilli markalarda bulunan "macro" ibaresinin tek başına ayırt edici olmadığını, davacı markalarının tanınmış olduğu iddiasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda (6769 sayılı Kanun) sözü edilen şartların mevcut olmadığını, kötüniyet iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Macroform" ibareli marka başvurusu ile davacının "Macro/Makro" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi gereğince iltibasın oluşmadığı ve aynı maddenin 5 inci bendinde düzenlenen tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “Macroform" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait "Makro/Macro" ibareli seri markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından iltibas ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddi gerektiğini, müvekkili şirkete ait davaya konu markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci bendindeki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı, tarafların markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğu iddiasına dayanan YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.