Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3338 E. 2023/5580 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3338
- Karar No
- 2023/5580
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/499 Esas, 2021/202 Karar DAVA TARİHİ : 26.12.2012 HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı gerçek kişiler vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin diğer davalı gerçek kişilerin kefaleti ile TMSF’ye devredilen Pamukbank A.Ş.’nden genel kredi sözleşmesine istinaden teminat mektubu kredisi kullandığını, hesapların 2001 yılında kat edildiğini, TMSF’nin ise 2006 yılında alacağı davacıya devrettiğini, alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunarak, banka tarafından hesap katına ilişkin usulüne uygun tebligatların yapılmadığını, temerrüdün söz konusu olmadığını, kefil oldukları şirketinin alacaklısı bulunduğu bir kısım çek ve bonoların borçlarına mahsup edilmek üzere alacaklı bankaya ciro ederek verdiğini, banka kayıtlarında bunların cins ve miktarının belli olduğunu alacaklı bankanın tahsil tarihlerine göre bu senet bedellerini borçtan düşmesi gerekirken bunu yapmamış olduğunu, tahsil edilemeyen senetlerin de iadesi gerektiğini, faiz oranının fahiş olduğu, teminat mektupları ile ilgili bankanın ne miktarda ödeme ve zararı varsa kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 15.09.2015 tarih, 2012/390 E. ve 2015/703 K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalının icra takip dosyasına itirazının 27.610,18 TL asıl alacak, 215.905,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 243.315,45 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve kabul edilen alacak likit olduğundan %20 oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 05.04.2018 tarih, 2018/387 E. ve 2018/1877 K. sayılı kararıyla davalılar vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının reddine ve itirazları karşılayan, denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir rapor alınarak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazları karşılar ek rapor alınmış, bankanın uyguladığı kademeli faiz oranı esas alınmış ve davalıların iddia ettiği çeklerin takibe konu teminat mektubu alacakları için teminata alınmış çekler olmayıp, aksine, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan borçlu cari hesap kredisine ilişkin olduğu ve bu hesapta borç kalmadığı için iade edilmesinin de olağan olduğu, yapılan hesaplamalara göre davalıların kefil sıfatıyla ödenmeyen kredi borçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı şirket hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, itirazların kısmen iptaline, takibin 15.372,18 TL asıl alacak, 121.433,99 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 136.806,17 TL üzerinden takipteki asıl alacak miktarı olan 15.372,18 TL'ye takip tarihinden itibaren %35,50 oranında temerrüt faizi işletilerek devamına, asıl alacak likit olduğundan 15.372,18 TL asıl alacak üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan rapordaki hesaplamaların hatalı olduğunu, asıl alacak tutarının ve faiz oranının yanlış gösterildiğini, yapılan ödemelerin mahsubunda da hata olduğunu, ayrıca müvekkilinin harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı gerçek kişiler vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunmuş ve rapordaki hesaplamaların varsayıma dayalı olduğunu, bankaya ciro edilen müşteri çekleri ile ilgili yapılan araştırmaların yeterli olmadığını ve varılan sonucun gerçeği yansıtmadığını, temerrüdün söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı hesabın kat edilmesi ve alacağın alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, alacağın miktarı ve kefillerin sorumluluğuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesi, 589 uncu maddesi ve devamı hükümleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı ve davalılardan ... ile ...'dan alınarak yekdiğerine verilmesine, Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılardan ... ve ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.