Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3224 E. 2023/7360 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3224
Karar No
2023/7360
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/188 Esas, 2022/361 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/679 E., 2021/930 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 15.02.2022 tarihli ek kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Kararın ve ek kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, dava konusu bono 36.900,00 TL bedellidir. Bu durumda kabul edilen ve davacı tarafından temyize konu edilen toplam miktar 37.511,63 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2013/17849 E. sayılı dosyası ile bonodan kaynaklı icra takibi başlattığını, uyuşmazlık konusu bonoya ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, tarafları aynı olan 43.000,00 TL'lik başka bir bonoya ilişkin başlatılan Gaziantep 10. İcra Müdürlüğünün 2013/40 E. sayılı dosyası nedeniyle Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2013/720 E. sayılı Menfi Tespit davasının mahkemece kabul edildiğini ve bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, dava konusu 36.900,00 TL'lik bonoda da imzanın müvekkiline ait çıkmayacağını, bono ve icra takibindeki bedelin doğru olmadığını, senedin üzerinde rakamla "36.900,00 TL" yazıyla 36.900.000,00 (otuzaltımilyondokuzyüzbinkuruş) yazdığını, bononun yazı kısmında tahrifat yapıldığını, sözde bakiye kalan 643.020,00 TL bedel üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı ile vekilinin açık bir şekilde icra dairesini ve mahkemeleri yanıltmaya çalıştığını, davalı vekilinin bononun 36.900,00 TL olduğunu mahkeme içi ikrar ettiğini, söz konusu bononun 36.900.000,00 TL bedelinde olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu miktarda bir hayvan ticaretini yapmaya ne davalının ne davacının sermaye, iş gücü ve iş yeri mevcut olmadığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe koydukları senedin 36.000.000,00 TL (otuzaltı milyon) bedel üzerinden düzenlendiğini ve 643.020,00 TL üzerinden takibe koyduklarını, davacının dava değeri olarak 3.690,00 TL olarak belirttiğini, senede karşı açılacak menfi tespit davalarında senedin bir kısmının ödenmesi iddiası dışında usulen senedin kısmen iptaline yönelik davanın dinlenemeyeceğini, davacı tarafın senedin tamamı hakkında dava açması gerektiğini, senetlerin kayıtsız şartsız borç ikrarı olduğunu, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Gaziantep 13. İcra Dairesinin 2013/17849 E. sayılı takip dosyasından dolayı davacıya 37.511,63 TL borçlu olduğu, bahse konu takip dosyasında takibe konu edilen bedelin ise 653.198,89 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve davacının vaki takip dosyasından dolayı davalıya 615.687,26 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, 15.02.2022 tarihli ek kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına ve ek kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senet metninde nakten kaydı olduğunu, oysa davalının senedin mal karşılığı alındığını beyan ettiğini, bu durumda davalının bonoya konu malı davacı tarafa teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davalı taraf bunu ispatlayamadığını, mahkemece senet üzerinde tahrifat yapıldığı yönündeki iddialarının incelenmediğini, bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespiti amacıyla imza incelemesi yaptırılması gerekir iken yerel mahkemece bu deliller değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olmasının yasal hiç bir dayanağının bulunmadığını, müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak başlatılmış olan ve Gaziantep 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/902 esaslı mahkeme dosyasının daha bulunduğunu, soruşturma dosyasına konu bononun hangi bono olduğunun tespitinin yapılması gerektiği açık olmasına rağmen tüm bu hususlar mahkemece dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, yine davacı tarafça bono üzerindeki yazan miktarın 36.900.000,00 TL olduğunun beyan edildiğini, mahkemece bono üzerindeki miktar "360.900,00 TL" olduğu kanaatine varılarak harç ikmali yaptırıldığı, harç ikmalinin bono üzerinde yazan ve davacı tarafçada ikrar edilen rakam olan 36.900.000,00 TL üzerinden yapılması gerektiğini, hal böyle iken Mahkemece harç ikmaline gerek bulunmadığının tespiti şeklinde hüküm kurulmasında da hukuken isabet bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde dava değerini 3.690,00 TL olarak belirterek kısmi dava açtığını ve davasını ıslah etmediğini, senede karşı açılacak menfi tespit davalarında senedin bir kısmının ödenmesi iddiası dışında usulen senedin kısmen iptaline yönelik dava dinlenemeyeceğini, davacı taraf senedin tamamı hakkında dava açılması gerektiğini, davanın usulden reddi gerekirken davacıya süre verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu bononun kaynağının hayvan ticareti olduğunu, mahkemenin kararına dayanak yaptığı dosyaların hiçbirinde davacı tarafın hayvanları teslim almadığına dair bir iddianın söz konusu olmadığını, davacının da davalıdan hayvan satın aldığını ancak bu bedelleri ödediğini beyan ettiğini, ancak davacı taraf ödemeye ilişkin bir belge sunamadığını, gerekçeli kararda hayvanların teslimine ilişkin resmi belgeler göz ardı edildiğini, davacının dava dilekçesindeki talebinin ve miktarın dışına çıkarak karar verildiğini, bu hususun usule aykırı olduğunu, değişik iş dosyası gerekçe gösterilerek dava konusu bono miktarının 36.900,00 TL olduğu kanaatine varılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usule uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, gerekçeli kararın davacı vekili tarafından yetkilendirilen ve gerekçeli kararın tebliği tarihinden önce vekillikten çekildiğine dair herhangi bir beyanda bulunmayan avukata tebliğ edilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı borca istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B.Davalı vekilinin Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3224, K. 2023/7360, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-3224-e-2023-7360-k-502db5b45967