Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2842 E. 2023/5184 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2842
- Karar No
- 2023/5184
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1020 Esas, 2022/373 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/1473 E., 2019/1546 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait emtiaların taşımasının yapıldığını, davalı şirketin taşımaya konu emtiaları teslim almaması üzerine taşımanın gerçekleştirildiği 40'HC tipi iki adet konteynerin boşaltılmadığını ve müvekkili şirket tarafından konteynerlerin teslim alınamadığını, her iki konteynerında mevzuatta belirlenen sürenin dolması ve ancak yükün alıcı tarafından teslim alınmaması sebebiyle TASİŞ tarafından boşaltıldığını ve emtiaların açık artırmayla satıldığını, müvekkili şirketin davalı şirketin emtiaları teslim almaması sebebiyle iki adet konteynerını bir yıla yakın bir süre kullanmaktan mahrum kaldığını ve bu sebeple demuraj ücretine hak kazandığını, 37.450,00 USD bedelli demuraj ücretine dair faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin faturayı kabul etmediğini ve ihtarname eki ile birlikte iade ettiğini, müvekkili tarafından işlemiş faiziyle birlikte 43.925,11 USD 'nin davalı şirketten tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 37.320,00 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince acentenin müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, konişmentoya göre davacının konteyner demuraj ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine konşimentoda davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının asıl taşıyıcı Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu husumet ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin kamu düzenine ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın acentesi sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, demuraj alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 nci maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme 1.Yerel mahkemece dava pasif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddedilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davada sıfat kavramı üzerinde durulması yararlı olacaktır. Sıfat, dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şekli taraf kuramına göre o davanın tarafları iseler de, bu her zaman o kişilerin taraf sıfatına sahip oldukları anlamına gelmez. Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ÖzekesM.:Medeni Usul Hukuku, Ankara 2012, s. 248-249).
2. 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca; acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetli olduğundan, bu mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente, müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
3. Somut olaya gelindiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’nin Mediterranean Shipping Company S.A. şirketi tarafından geçekleştirilen taşıma işleri ile ilgili olarak Türk Limanlarındaki acentelik faaliyetlerini yürütmek, deniz taşımacılığı sektöründe konteyner hizmetleri vermek kapsamında faaliyet gösterdiğini, davaya konu taşıma işi bakımından taşıyan konumundaki Mediterranean Shipping Company S.A. şirketinin Türkiye acentesi olduğunu belirtmiş olup konşimento da taşıyan MSC Mediterranean Shipping Company S.A.'nin acentesi sıfatıyla imzalanmıştır. Davalı da yanıt dilekçesinde davacı şirketin davalı Mediterranean Shipping Company S.A.'nin Türkiye'de acenteliğini yaptığını belirterek esasa ilişkin savunmalarda bulunmuştur. 4. O halde işbu davanın Mediterranean Shipping Company S.A. şirketine izafeten davacı ...Ş. tarafından açıldığı kabul edilmek suretiyle işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.