Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2421 E. 2023/5898 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2421
- Karar No
- 2023/5898
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1760 Esas, 2022/102 Karar DAVA TARİHİ : 12.12.2019 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/426 E., 2021/512 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... İlaç...Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, taraflar arasında 16.04.2018 tarihinde hisse devir sözleşmesi ve yine aynı tarihte hissedarlar sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin anılan hisse devir sözleşmesi tahtında ... şirketinden bulunan bir kısım hissesini davalıya devrettiğini, ruhsatı ... şirketine ait olan ... adlı ilacın müvekkili ve dava dışı ... ... tarafından üretildiğini, bu nedenle hisse devir sözleşmesinin 8.3 hissedarlar sözleşmesinin ise 12.3 maddeleriyle, mezkur ilacın royalty haklarının müvekkiline ve dava dışı ... ...'e ait olduğunun belirtildiğini, yapılan hisse devirlerini müteakip davalının ... şirketinin ortağı ve temsilcisi olduğunu, bu aşamadan sonra müvekkili, dava dışı ... ... ve davalı arasında bir sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmede, ... isimli ve ... isimli bir firmaya Co- Marketing olarak verilen ... isimli ilaçların royalty haklarının müvekkiline ve ... ...'e ait olduğunun belirtildiğini, davalının bu sözleşmeyle, sözü edilen ilaçlarının royalty bedellerinin ödenmesini şirket yetkilisi sıfatıyla üstlendiğini ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin royalty bedellerinin tahsili için davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu uyuşmazlık bakımından Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini ve davacı yan iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.Davanın açıldığı Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli, 2019/1033 E., 2021/74 K. Sayılı kararı ile somut uyuşmazlık bakımından Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, sözü edilen kararın taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin talebi üzerine dosya görevli Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek yeni esas almıştır. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un (7155 sayılı Kanun) 20 inci maddesiyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5 inci maddesine eklenen 5/A maddesiyle, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı haline getirildiği, anılan Kanun'un 23 üncü maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (6325 sayılı Kanun) eklenen 18/A maddesine göre de, arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davanın konusunun, itirazın iptali davası olup, 12.12.2019 olan dava tarihinden önce arabuluculuk sürecinin bitirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtıkları için davadan önce arabuluculuğa başvuramadıklarını, Asliye Hukuk Mahkemesince, görevsizlik kararı verilmesini müteakip arabuluculuğa başvurduklarını ve anlaşmazlık tutanağını ibraz ederek dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, hak arama hürriyetinin kısıtlanmaması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince arabuluculuk şartını yerine getirdiklerinin kabulü gerektiğini, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrası gereğince, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanacak bir eksiklik olduğunu, Mahkemece, kesin süre verilmesine bile gerek duymaksızın bu noksanlığı giderdiklerini, nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2021/164 E. 2021/519 K. sayılı kararının da bu yönde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın arabulucuk dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine ilişkin kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.