Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/23 E. 2023/3371 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/23
- Karar No
- 2023/3371
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/75 Esas, 2021/1065 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/351 E., 2019/320 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kuruluşunun 1937 yılına dayandığını ve ev bakım, temizlik kağıtları ve hijyen kategorisinde ürünler sunduğunu, birçok markasının yanında "HAYAT" ibareli markalarının da tescilli bulunduğunu, davalı şirketin ise 2017/00609 sayılı "HAYA" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından bu başvuruya yapılan itirazın, diğer davalı kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu başvuru ile müvekkilinin "HAYAT" ibareli markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarında da aynı/benzer malların olduğunu, markalar arasında iltibas doğacağını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun reddi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu ibare üzerinde eskiye dayalı kullanımdan kaynaklanan haklarının bulunduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-5338 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde 03 ve 05. sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusu ile davacı markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, bu nedenle iptali istenen kurum kararının yerinde olduğunu, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Haya+şekil" ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Hayat" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle benzerlik ve iltibas bulunmadığı, davacı markasındaki son harf olan (T) harfinin güçlü bir ses tonu ile markada yer aldığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı, davaya konu başvuru marka ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım, markasının tanınmışlığı ve davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığı yönündeki iddialarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, marka işaretleri arasındaki tek farkın, dava konusu başvuruda "T" harfinin yer almamasından kaynaklandığı, marka kapsamlarındaki 03 üncü ve 05 inci sınıf malların da benzer olduklarını, dolayısıyla anılan mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "HAYA+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "HAYAT" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, özellikle başvuruyu oluşturan "HAYA" ibaresinin ayrı bir anlamı olması da gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.