Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2143 E. 2023/5903 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2143
- Karar No
- 2023/5903
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/578 Esas, 2021/1645 Karar DAVA TARİHİ : 07.07.2018 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/243 E., 2019/552 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “jp. ...” ibareli markanın 14 üncü sınıfta tescili için yaptığı başvurunun, davalı şirketin “...” ve “...” ibareli markalarına dayalı itirazı sonucunda, YİDK’in 10.05.2018 tarih 2018-M-3724 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davalı şirkete ait markalar ile müvekkilinin marka başvurusunun farklı olduğunu, iltibasın söz konusu olmadığını, davalı markalarında esas unsurun “...” ibareleri iken, müvekkiline ait marka başvurusunda ise esas unsurun “....” ibaresi olduğunu, markalardaki ortak unsur olan “...” kelimeleri ile “ata binen jokey” figürünün ayırt edici olmadığını, zira polonun at üzerinde oynanan bir spor çeşidi olduğunu, cins isim olduğundan kimsenin tekeline bırakılamayacağını, "..." ibaresi ve figürünün pek çok firma tarafından kullanıldığını ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların benzer olduğunu ve davacıya ait marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, başvuru markasında müvekkilinin markalarındaki üzerinde ... oynayan at görselinin, ... ve ... kelimelerinin birebir kullanıldığını, yazı tipinin de birebir aynı olduğunu, davaya konu markanın 14 üncü sınıfta tescilinin talep edildiğini, davacıya ait marka başvurusunun müvekkilinin seri markası gibi algılanacağını, müvekkilinin markasının dünyaca ünlü tanınmış marka olduğunu, “...” ve “...” ibarelerinin markaların esas unsuru olduğu gibi müvekkilinin ticari unvanında da kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı başvurusu ile davalı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı başvurusunun davalının ticaret unvanını tamamıyla ve esas unsur olarak içermediği, haksız rekabete neden olmadığı, davalının markasının tanınmış marka olduğunun ve davacının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki bilirkişi raporunun gerekçe kısmında tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı bildirilmişken, sonuç kısmında aynı madde anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunun bildirilmesinin çelişki oluşturduğunu, ayrıca aynı bilirkişi raporunda, müvekkilinin markasındaki "..." ibaresinin ne anlama geldiğinin bilinmediği bildirilmişken, fantezi olan bu ibarenin müvekkilinin markasını davalının markalarından farklılaştırdığı sonucuna ulaşılamamasının çelişkili bulunduğunu, "..." ibaresinin at üzerinde oynanan bir spor çeşidinin adı olduğundan değerlendirme dışı bırakılmasının gerektiğini, "..." kelimesinin de zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin markasındaki diğer unsurların ve şekil unsurundaki farklılıkların ve markaların kullanılacağı malların tüketicilerinin bilinçli olduğu hususunun hiç dikkate alınmadığını belirterek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının 14 üncü sınıfta, aynı mallar için kullanılmak istendiği, davacı başvurusu ile davalının markaları arasında, kullanılan ibareler yönünden de anlamsal, görsel, fonetik açıdan, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.