Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/162 E. 2023/228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/162
Karar No
2023/228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya tecavüzün tespiti ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Şahin Yuvası Köşk" isimli iş yerinin bulunduğunu, 2005/50010 sayılı marka olarak da tescil ettirdiğini, davalının aynı ibareli iş yeri açarak müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, davalının "Köşk" ibaresini ön plana çıkardığını, haksız kazanç elde ettiğini, davalı işyerinin müvekkiline ait şube gibi algılandığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine, hükmün ilânına, 50.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 60.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının "İnci Köşk" ibareli olduğunu, davacının markasından tamamen bağımsız bulunduğunu, bu ibarenin tescili için marka başvurusu yapıldığını, tarafların farklı adreslerde faaliyet gösterdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli, 2016/341 E. ve 2018/430 K. sayılı kararıyla markaya tecavüzün önlenmesi ve hükmün ilânına yönelik taleplerin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli, 2018/2003 E. ve 2020/171 K. sayılı kararıyla davaya konu markanın sahibinin... isimli şahıs olduğu, bu şahıs davacı şirketin yetkilisi ise de davacı şirketin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğu, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar yönünden usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 15.06.2021 tarihli, 2020/2321 E. ve 2021/5098 K. sayılı kararıyla 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kesinlik sınırı nedeniyle davalının istinaf isteminin reddedilmesi nedeniyle bu miktar yönünden hükmün kesinleştiği, davanın tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaya tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilânı talepleri yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, haksız rekabete dayalı maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aktif husumet yönünden davanın reddinin doğru olmadığını, markanın hak sahibi olduklarının gözetilmediğini, markaya tecavüzün bulunduğunu, aleyhine üç ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkının bulunup bulunmadığı, bu hakka tecavüz edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61 ve 62 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/162, K. 2023/228, T. 12.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-162-e-2023-228-k-0e7d4bdf5890