Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8896 E. 2023/2652 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8896
Karar No
2023/2652
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1588 Esas, 2021/1695 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/659 E., 2021/178 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Denge Varlık Yönetim A.Ş. vekili Av. Ahmet Furkan Sorucu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile Alpan Prof. İnş. Malz. İnş. Taah. Müh. Odun Kömür Tar. Hayv. Besi. Oto. Akary. Hub. Bak. Plas. Nak. Makina Teks. Konfek. Tur. Paz. İml. Elek. Elektr. Kereste İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ne 01.08.2013 tarihli ve 4.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi gereğince ticari krediler kullandırıldığı, ...'ın da müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtiyati haciz kararı alınarak nakdi ve gayri nakdi krediler için 2.090.226,14 TL üzerinden ilamsız takibe geçildiğini, dört adette ve toplamda 843.952,20 TL tutarlı gayri nakdi kredilerin takip sonrası 833.722,20 TL tutarlı kısmı muhtelif tarihlerde nakde dönüştüğünü, davalının banka ile borçlu arasında imzalanan protokole ve protokol sonrasında 15.04.2016 tarihli dilekçe ile borca işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, yapılan kısmi ödemeler sonrasında borç tasfiye protokolüne uyulmaması nedeniyle açılan takibe devam edilmesi gerektiğinden borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki diğer şartlarla 342.254,61 TL tutar düştükten sonra ödenmeyen 1.747.971,80 TL'lik kısım üzerinden devamına, bu tutarlara takip tarihinden itibaren her bir kredi için gösterilen oranlarda temerrüt faizi işletilmesi, kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olan borçlular aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini, takibin haksız olduğunu, kefil olan müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığını, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesapları kat etmiş ise de ihtarnamenin davalı kefile tebliğ edilmediği, bu sebeple davalının takip tarihinde temerrüde düştüğü, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ve davalı arasında borç tasfiye protokolü imzalanmış ise de protokolün yürürlüğe girmediği, davacı bankaca takip talebinde teminat mektup bedellerinin depo edilmesi istenmiş ise de kefil yönünden sözleşmede gayrinakdi kredilerin depo edilmesine yönelik hüküm bulunmadığından talebin yerinde olmadığı, alacağın hesaplanması için bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulduğundan alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile icra dosyasında davalının vaki itirazının iptali ile taksitli ticari kredi bakımından 412.834,59 TL asıl alacak, 708,49 TL işlemiş akdi faiz, 35,42 TL BSMV olmak üzere takibin bu kredi bakımından takibin 413.578,51 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %20,88 oranında temerrüt faizi işletilmesi, işlek kredi bakımından 36.649,67 TL asıl alacak, 144,60 TL işlemiş akdi faiz, 7,23 TL BSMV olmak üzere takibin bu kredi bakımından 36.801,50 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi işletilmesine, diğer işlek kredi bakımından 791.396,84 TL asıl alacak, 3.123,06 TL işlemiş akdi faiz, 156,15 TL BSMV olmak üzere takibin bu kredi bakımından 794.676,06 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi işletilmesi ile takibin bu miktarlar üzerinden kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin ise reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gayri nakdi riskler açısından mevcut depo talebinin reddedildiğini, gayrinakdi riskler açısından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalının Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalet limiti dahilinde gayrinakdi krediler de dahil olmak üzere tüm kredilerden sorumlu olduğunu, itirazın iptali davası açısından hesaplanmanın takip tarihine göre yapılması gerektiğini, davalı borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, reddedilen taleplerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile; kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, taksitli ticari kredi bakımından 412.834,59 TL asıl alacak, 708,49 TL işlemiş akdi faiz, 35,42 TL BSMV olmak üzere, takibin bu kredi bakımından 413.578,51 üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %20,88 oranında temerrüt faizi işletilmesi, işlek kredi bakımından 36.649,67 TL asıl alacak, 144,60 TL işlemiş akdi faiz, 7,23 TL BSMV olmak üzere takibin bu kredi bakımından 36.801,50 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi işletilmesine, diğer işlek kredi bakımından 791.396,84 TL asıl alacak, 3.123,06 TL işlemiş akdi faiz, 156,15 TL BSMV olmak üzere takibin bu kredi bakımından 794.676,06 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi işletilmesi ile takibin bu miktarlar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibin devamına karar verilen toplam nakdi alacak miktarının (1.245.056.07 TL) %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacının teminat mektubunun depo edilmesi talebinin sözleşmede gayrinakdi kredilerin depo edilmesine yönelik hüküm bulunmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gayri nakdi riskler için depo talebinin kabulü gerektiğini, reddedilen gayri nakdi riskler için davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun davalı kefilden tahsili hususunda başlatılan icra takibine itirazın iptali ile nakdi ve gayri nakdi riskler yönünden kefilin sorumluluğunun belirlenmesine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 67 nci maddesi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8896, K. 2023/2652, T. 03.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-8896-e-2023-2652-k-42c8a4a5c4ad