Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/7941 E. 2023/2093 K. – İstirdat

Konu: İstirdat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7941
Karar No
2023/2093
Karar Tarihi
Konu
İstirdat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1577 Esas, 2021/1554 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/717 E., 2021/674 K. Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı alarak kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlattığını, müvekkilinin haciz baskısıyla borcu ödemek durumunda kaldığını, yaptıkları incelemede çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisi Şeref Bektaşoğlu'na ait olmadığını anladıklarını, davalı ... ile dava dışı müşterisi olan Mast Metal Ltd. Şti. arasında faktoring sözleşmesi imzalanmış ise de müvekkilinin müflis Mast Metal Çelik Yapı Ltd. Şti.'ne borcu bulunmadığını, dolayısıyla davalı şirketin haciz baskısı ile yapılan ödeme sonucunda sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek icra dosyasına ödenen 195.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik ödeme yapıldığını, davacının 195.000,00 TL ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin faktoring şirketi olup takibe konu çeki usulüne uygun devir ve ciro ile aldığını, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, ayrıca davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 03.12.2018 tarihinde icra dosyasına ödeme yaptığı ve bu tarih itibariyle tahsil harcının düzenlendiği, huzurdaki davanın ise 17.10.2020 tarihinde açıldığı, buna göre 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen istirdat davasının hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak çekteki imzanın müvekkili yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin ödeme yapıp çeki icra dosyasından almasından itibaren iki yıllık süre geçmediğini, sebepsiz zenginleşme davası açılabileceğini, müvekkilinin çekteki imzanın kendisine ait olmadığını çeki teslim aldığı tarihte tespit ettiğini, buna göre iki yıllık sürenin bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini ve bu sürenin de hak düşürücü süre değil zamanaşımı süresi olduğunu, mahkemenin zamanaşımı itirazını reddedip işin esasına girmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istirdat talebinde bulunuduğu, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığı, ancak davanın da 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını aynen tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haciz baskısı altında ödenen çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7941, K. 2023/2093, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-7941-e-2023-2093-k-883f33a74988