Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/7865 E. 2023/2130 K.
Konu: Tapu İptal Tescil Ve Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/7865
- Karar No
- 2023/2130
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Tescil Ve Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/102 Esas, 2021/163 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tapu iptal tescil ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.04.2023 günü günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı birleşen davada davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde; davacı şirketlerin grup şirketler olarak akaryakıt dağıtım lisansı sahibi davalı şirket ile 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmeleri ve 04.01.2013 tarihli protokol akdettiklerini, bayilik sözleşmelerinin teminatı olarak davacı Zeybek Akaryakıt Nakliyat Nakliyat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait taşınmazın 13/20 hissesinin davalı şirkete devredildiğini, davalı şirket tarafından süresi içerisinde petrol istasyonlarında kurumsal kimlik çalışmasının tamamlanmadığını, ödeme yapılmasına rağmen mal teslimlerinde sıkıntı yaşandığını, taraflar arasındaki cari hesapta mutabakat sağlanmadan davalı şirket tarafından icra takiplerine girişilerek haciz işlemleri uygulandığını, bu nedenle davacı şirketler tarafından bayilik sözleşmelerinin feshedildiğini belirterek sözleşme hükümlerine aykırılık sebebiyle tazminat ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasında düzenlenen akaryakıt bayilik sözleşmelerinin ve protokolün tasfiyesine, teminat olarak davalıya devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Zeybek Akaryakıt Nakliyat Nakliyat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davacı şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan (EPDK) aldığı dağıtıcı lisansı kapsamında bayilik ağı oluşturarak ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketler ile imzalanan bayilik sözleşmelerinin beş yıllık olması nedeniyle yatırım yaptığını ve ona göre sistem kurduğunu, davalı şirketlerin aldıkları akaryakıta karşılık verdikleri çeklerin ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığını, davalı şirketlerin borçlarını ödemediklerini, imzalanan bayilik sözleşmelerini haklı bir nedene dayandırmadan feshettiklerini, davalıların bayilik sözleşmesini haksız olarak ve erken feshetmeleri nedeniyle davacının yoksun kaldığı karın da davalılardan tazmininin gerektiğini ileri sürerek davalıların aldığı akaryakıttan doğan 935.052,58 TL'nin davalıların temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalıların bayilik sözleşmelerini haksız olarak feshettiklerinin tespiti ile davalıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin davalılarla olan ticari faaliyetten elde edeceği karın tespiti ve tespit edilen miktarın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.05.2016 tarihli islah dilekçesi ile talebini 1.041.015,86 TL’ye çıkarmıştır. 3. Davacı vekili birleşen davada, haksız fesih sebebiyle yoksun kalınan karşın tahsili talebinden feragat etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki akitlerin hiçbirisinde müvekkilinin bila bedel davacı şirketlere ait akaryakıt istasyonlarına kurumsal kimlik yapmasını gerektirecek bir edimin bulunmadığını, feshin haksız olduğunu, davacıların 04.01.2013 tarihli protokolden bahsederek gayrimenkulün iadesi gerektiğine dair taleplerin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, edimler arasında öncelik sonralık ilişkisi bulunduğunu, önce ifa edilmesi gereken edimini ifa etmeyen tarafın, karşı taraftan edimini ifa etmesini bekleyemeyeceğini, davaya esas olayda akaryakıt alımından doğan borcunu ödemeyen davacıların peşin para ile dahi akaryakıt alamadıkları iddiasında bulunamayacaklarını,çekler ödenmeyince müvekkilinin yatırılan parayı ödenmeyen çeke mahsup etme hakkının olduğunu, aynı şekilde borç tamamen ödenmeden teminat verildiği iddia olunan taşınmazın iadesinin de istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; davacı şirket hakkında açtıkları davanın devam ettiğini, bu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde alacağını her üç davalıdan talep ettiğini, her davalının ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, hangi davalıdan ne kadar alacaklı olduklarının belirlenmesi gerektiğini,davalı Zeypet Petrolcülük...Ltd. Şti.'nin davacı tarafa hiçbir borcunun olmadığını, tarafların talepleri, hak ve borçlarının ancak Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/852 E. sayılı dosyası üzerinden yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 10.06.2016 tarih ve 2013/852 E., 2016/241K. sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.01.2019 tarih ve 2017/3179 E., 2019/351 K. sayılı kararı ile taraflar arasında akdedilmiş olan bayiilik sözleşmelerinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediğine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, sözleşmenin haksız feshedildiği kabul edilir ise birleşen davadaki yoksun kalınan kar talebine ilişkin alacak istemlerinin de 6098 sayılı Kanun'un 125 inci madde hükmü uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, yine birleşen davada tedarikçi şirketin davalı bayiilerden alacağı olduğu kabul edilmesine rağmen bayiilik sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın teminatı olarak devredilen taşınmazın henüz borç ödenmeksizin tapu kaydının iptaline karar verilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulması sonrasında birleşen dosya davacı vekili tarafından haksız feshe ilişkin yoksun kalınan kar talebinden feragat edilmesi nedeniyle bozma ilamında belirtilen feshin haksız olup olmadığı hususuna ilişkin gerekli araştırma yapılmaksızın bozma ilamında belirtilen diğer hususlar değerlendirilerek asıl davanın kabulüne, taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi" isimli sözleşmelerin tasfiyesine ilişkin taleplerinin kabulüne, akaryakıt bayilik sözleşmelerinin tasfiyesine, Aksaray İli ... Mahallesi 4635 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Parkoil A.Ş. üzerinde kayıtlı bulunan 13/20 payın iptali ile davacı Zeypet Petrolcülük...Ltd. Şti. adına tapuya tesciline, birleşen davada davalı Zeybek Akaryakıt... Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 562.405,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı tarafça mahkeme veznesine dava tarihinden 26.04.2021 tarihine kadar olan kısma ilişkin faiz tutarı olan 537.586,01 TL depo edildiğinden tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Aksaray Aksüt... Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 255.240,03 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (davalı tarafça mahkeme veznesine dava tarihinden 26.04.2021 tarihine kadar olan kısma ilişkin faiz tutarı olan 243.976,25 TL depo edildiğinden tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Zeypet ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, davacının haksız fesih nedeni ile yoksun kalınan kâra yönelik talebinin feragat nedeni ile reddine, davalı taraflarca depo edilen toplam 1.599.207,98 TL'nin kararın kesinleşmesini müteakip davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davada müvekkilleri lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, ihtiyari dava arkadaşlığı olduğunu, davalının 23.06.2014 ve 18.05.2016 tarihli dilekçelerinin kısmi feragat niteliğinde olduğunu ve feragat edilen her bir bölüm yönünden müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek arz edilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen protokolde şirketlerin müvekkiline olan borçlarının tamamının ödenmiş olması kaydı ve şartıyla taşınmazın davacılara iadesinin yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin davacılardan halen alacağı bulunduğunu, davacıların icra takiplerine konu ve birleşen davada hüküm altına alınan borçları arasında ayrım yapılmasını gerektiren hiçbir haklı ve makul neden olmadığını, bozma kararında da borçlar arasında bir ayrım yapılmadığını, bayiilik sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın öncelikle ödenmiş olması gereğine işaret edildiğini, davacıların yalnızca birleşen dosyada hüküm altına alınan borçlarını ödeyerek taşınmazı iade almaları halinde müvekkilin icra takiplerine konu alacaklarının tümüyle teminatsız kalacağını, birleşen dosyada hüküm altına alınan alacakların eksik olarak dosyaya depo ettirildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden oluşan alacaklar depo ettirilmeden karar verildiğini, Zeybek Akaryakıt Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borcu yönünden müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının münhasır ve kesin delil olduğunu, davaya konu ihtilafın hallinde müvekkil şirketin ticari defter ve belgelerinin esas alınması gerekirken davacıya ait defterler esas alınarak sonuca varılmasının isabetli olmadığını, davacının 2013 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfının bulunmadığını; üstelik, vergi dairesi kayıtları ile davacı şirket kayıtlarının dahi birbiriyle örtüşmediğini, davacının ticari defterlerinde görülmeyen faturaya konu akaryakıtın davacıya sevk ve teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve akaryakıt teslim formunun sunulduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek arz edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki bayiilik sözleşmesi ve protokollerin feshi, teminat olarak devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Zeybek...Ltd. Şti. adına tescili; birleşen dava ise ödenmeyen akaryakıt bedeli ile haksız fesih sebebiyle yoksun kalının karın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu madde 3. Değerlendirme 1.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.01.2019 tarih ve 2017/3179 E., 2019/351 K. sayılı kararında birleşen davada tedarikçi şirketin davalı bayiilerden alacağı olduğu kabul edilmesine rağmen bayiilik sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın teminatı olarak devredilen taşınmazın henüz borç ödenmeksizin tapu kaydının iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş olup Mahkemece işbu bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bayiilik sözleşmelerinden kaynaklanan tüm alacağın hesaplanıp davalılarca depo edilmesine karar verilmesi gerekirken, sadece işbu davaya konu alacağın depo edilmesine karar verilmesi ve depo kararının gereğinin yerine getirildiğinden bahisle taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Zeybek Akaryakıt Nakl. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. adına tesciline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. 2.Birleşen davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda lehe delil olduğu tespit edilen davacı şirket defterlerinde kayıtlı olan dört adet akaryakıt faturasının, lehe delil vasfı taşımadığı belirtilen davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının faturaya konu malı teslim ettiğini ispatlaması gerektiği mütaala edilerek bu faturalara itibar edilmemiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde teslime ilişkin birtakım belgeleri sunmuş olup mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 3.Kabule göre birleşen davada davacı vekili her bir davalı için talep ettiği miktarı tek tek belirtmiş olup her bir davalı yönünden reddedilen miktar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı birleşen davada davacıdan alınarak davacılara verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.