Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/7159 E. 2023/1217 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/7159
- Karar No
- 2023/1217
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/984 Esas, 2021/271 Karar DAVA TARİHİ : 26.09.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2017/409 E., 2019/24 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin müvekkili ...'nin babası, ...’nın ise kayınpederi olduğunu, müvekkillerinin gerçekte mülkiyeti davalıya ait ancak resmi olarak davalının oğlu olan dava dışı ...adına kayıtlı olan taşınmazı 150.000,00 TL bedelle satın aldıklarını, bunun için üç adet 50.000,00 TL bedelli bonoyu taşınmazın gerçek m...ki olması nedeniyle davalı lehine düzenlediklerini, bonolardan birisinin ödeme nedeni ile iade alınıp imha edildiğini, kalan iki bononun bedelinden de 90.000,00 TL'nin davalının oğlu ...’e banka havalesi ile ödendiğini ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalıya 90.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitini, davalının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...’nın müvekkilinden taşınmazı satın aldığını, satış bedeline karşılık davalıların müvekkiline bono verdiğini ve bono bedelinin müvekkiline ödenmediğini, dava dışı ...’e yapılan ödemenin müvekkili ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş ve davacıların %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların delil olarak tanık deliline dayandıkları, her ne kadar taraflar arasındaki akrabalık bağı itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tanıkla ispatı mümkün ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin senede bağlandığı, senede bağlanan bu hukuki ilişkinin aksinin yine ancak senetle ispatlanabileceğinden ve yargılama sırasında tarafların tanık dinletilmesi konusunda muvafakat etmediklerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200, 201 ve 203 üncü maddeleri gözetilerek tanık dinlenmediğini, davacı taraf yemin deliline dayandığından duruşmada davalının yemin için hazır edildiği ancak yemin eda ettirilmeden önce davacıların davalıya yemin teklif edilmesinden vazgeçtiklerinden davalıya yemin eda ettirilmediği, davacıların ileri sürdükleri elden ödeme iddiasını ispat edemedikleri, dava dışı kişiye yapıldığı iddia edilen ödemenin davalı alacaklıya yapılmış bir ödeme olarak kabulünün olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davacılardan ...'nin babası...'in ise kayınpederi olduğunu, tarafların gerçekte mülkiyeti davalı ...'ye ait olan fakat mülkiyeti oğlu ...'e ait olan taşınmazın alımı konusunda anlaşmış olduklarını, paranın bir kısmının elden verildiğini, geriye kalan bedelin ise dava dışı tarafların oğlu kardeşi olan ...'e ödendiğini, kaldı ki ... ve ...'in bir arada yaşamakta olduğunu, dosyaya ödeme ve taraflar arasındaki ilişkiyi ortaya koymak adına delil listelerini ibra ettiklerini, tanıkların ödeme ve taraflar arasında ki iç ilişkiye ilişkin olarak dinlenecek kişiler olduğunu, tanıkların dinlenilmemesinin bozmayı gerektirecek bir husus olduğunu, taşınmazın alımı konusunda her ne kadar ...'in adına olsa da taşınmaz m...kinin Kuddusi olduğu, senetlerin Kuddusi'ye verildiği ödemenin aynı çatı altında yaşayan ...'ye verildiği konusunda ihtilaf bulunmadığını, bu konudaki aksi ispatın karşı tarafa düştüğünü, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabul edilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, davalıya takibe konu bonolardan dolayı takipten önce 90.000,00 TL ödediklerini yazılı delille ispat edemedikleri, davalıya teklif ettikleri yemin delilinden vazgeçtikleri, ispat edilemeyen davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Taraflar yakın akraba olduğundan hukuki ilişkinin tanıkla ispat edilebileceğini, mahkemece tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinin 6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesine aykırı olduğunu, 2. Müvekillerinin 65.000,00 TL lik bedeli banka havalesi ile ...'in hesabına gönderildiğini, ...ve davalının baba oğul olup aynı birlikte yaşadıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların icra takibine konu olan bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.