Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/5570 E. 2022/7732 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5570
Karar No
2022/7732
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 28.04.2021 tarih ve 2021/535 E. -2021/622 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin faaliyet alanında kullandığı ve ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturan "AL-SHALAN" ibaresini 011269131 işlem numarası ile OHİM nezdinde tescil ettirdiğini, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "AL-SHALAN" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ye başvuruda bulunduğunu, 2014/80740 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TPMK YİDK.'nın 2016-M-647 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa müvekkilinin Türkiye’de de uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “AL-SHALAN” ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde, davalının müvekkiline ait “AL-SHALAN” ibaresinin kalitesinden ve güvenirliğinden faydalanarak, haksız bir yarar sağlayacağını, davalının yaptığı başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalının sonsuz seçme özgürlüğü varken müvekkilinin özgün yapıdaki "AL-SHALAN" ibaresini içeren aynı markayı aynı sınıf bakımından tescil ettirmek istemesinin kötü niyet göstergesi bulunduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesine göre, ticaret unvanının bir ticari markanın bir kısmını oluştursun ya da oluşturmasın, tüm taraf ülkelerde tescil zorunluluğu olmaksızın korunması hükmüne haiz olduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi koşullarının somut olayda 29. sınıfta yer alan “kuru bakliyat” ve 30. sınıfta yer alan “hububat (tahıl) ve mamulleri" ve bu malların satışına ilişkin 35. sınıfta yer alan mağazacılık hizmetleri açısından gerçekleştiği, davacı Şirketin Türkiye’de eskiye dayalı ticari faaliyetinin bulunduğuna dair yeterli delile rastlanmadığından, 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi hükmünün uygulanamayacağı, 556 sayılı KHK.'nın 8/4. maddesine göre davacı markasının sektöründe tanınmış marka olduğu, bu nedenle dava konusu başvurunun ilişkin bulunduğu 29. sınıfta yer alan “kuru bakliyat” ve 30. sınıfta yer alan “hububat (tahıl) ve mamulleri" açısından tescilinin, davacı markasının tanınmışlığından haksız yararlanma, tanınmışlığa ve ayırt ediciliğe zarar verme sonuçları doğurabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Türkpatent YİDK.'nın 2016-M-647 sayılı kararının iptaline, diğer davalının 2014/80740 sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Y.İ.D.K kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 02.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5570, K. 2022/7732, T. 02.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-5570-e-2022-7732-k-7978affc4e55