Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/5451 E. 2022/9239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5451
Karar No
2022/9239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.05.2017 tarih ve 2016/283 E. - 2017/329 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.05.2021 tarih ve 2020/379 E. - 2021/562 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu çekleri 2. ciranta olan şirketle arasındaki ticari ilişki sebebiyle avans olarak düzenlediğini ancak çeklerin karşılığı olan mallar alınamadığından bedelsiz kaldığını, bunun üzerine müvekkilinin lehtar ve 2. ciranta olan şirkete karşı menfi tespit davası açtığını, davanın kabulüne karar verilip kararın kesinleştiğini, bu nedenle davaya konu çekler nedeniyle davalı şirkete de borçlu olmadıklarını ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu çeklere dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çeklerin son hamili olan Türkiye Finans Katılım Bankasının dava konusu çeklere dayalı olan alacağı davalıya devrettiği bu nedenle davalının takip hakkı bulunduğu, çeklerin usulüne uygun ciro silsiliyle son hamil olan bankaya devredildiği gözetildiğinde davacının, 6102 Sayılı TTK.nun 818. maddesi yollaması ile aynı kanunun 687 maddesi hükmü gereğince, bankanın çeki kötü niyetle iktisap ettiğini kanıtlaması gerektiği, ancak davacı yanca bu hususu ispata yarar delil sunulamadığı, keza davalının da alacağı kötü niyetle devraldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5451, K. 2022/9239, T. 20.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-5451-e-2022-9239-k-ecae4c25fb01