Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4799 E. 2022/8662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4799
Karar No
2022/8662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.02.2020 tarih ve 2017/187 E.- 2020/117 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.02.2021 tarih ve 2020/665 E.- 2021/173 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacılar ile davalılar arasında yapılan sözlü anlaşmaya göre toplam bedeli 326.991,63 TL olan kütlü pamuk davalılara teslim edildiği halde bedeli ödenmediğinden başlatılan icra takibe davalıların itirazının iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekilleri, davacı tarafça iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında iddia edildiği gibi iş ilişkisinin olmadığını, varsa da belirtilen bedellerin ödendiğini, davalı gerçek kişilerin şirket borcundan sorumlu tutulamayacaklarını, davalı şirketin kayıtlarının tescil kayıtlarının incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacılar tarafından davalılar hakkında aralarındaki ticari iş neticesinde ödenmeyen bedel bulunduğu iddiasıyla Emir Tarım Ltd. Şti.’nin kaşesi bulunan müstahsil makbuzları için icra takibi başlatıldığı, takibe konu alacağa ilişkin olarak Antakya Ticaret Borsası ''Müştereken Alım-Satım Beyannamesi''nde bulunan kaşede şirket adının ''Emir Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.'' olduğu, davalı şirketin ise Emir Pamuk Şirketi olduğu, davalı şirket ile icra takibine konu edilen beyannamede bulunan şirketlerin farklı şirketler olduğu, itirazın iptali davasının icra takibine bağlı olduğu ve takibe konu makbuzların da davalı şirkete ilgisinin bulunmadığı diğer davalılar ... ile ...'ın davalı şirketin ortakları olduğu ve takibe konu alacaktan dolayı şahsi kefaletlerinin de bulunmadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden ayrı ayrı davanın usulden reddine, davacıların kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalılar vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacıların icra takibinde ve davada alacaklarına dayanak olarak Antakya Ticaret Borsası tarafından düzenlenmiş "Müştereken Alım-Satım Beyannamesi" isimli belgelere dayandığı, belgelerde alıcı olarak Emir Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaşe ve imzasının bulunduğu, buna karşılık davacı tarafın gerek icra takibinde gerekse itiraz üzerine açtıkları işbu davada, borçlu olarak Emir Pamuk ve Zirai Ürünler San. Tic. Ltd. Şti'yi ve bu şirketin ortakları olan ... ve ...'ı borçlu ve davalı olarak gösterdiği, husumetin dava şartı olmayıp davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün itiraz olduğundan hâkimin diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece re’sen nazara alması gereken bir husus olduğu, bir davada taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının olmadığı belirlendiği takdirde artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğinden ilk derece mahkemesince pasif sıfat yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesine göre davanın husumetten reddi halinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi'nce tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu, somut olayda davalı tarafça, davacıların icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ilk derece mahkemesince kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin de doğru olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 05.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4799, K. 2022/8662, T. 05.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4799-e-2022-8662-k-8b4bc86d94dd