Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4661 E. 2022/8777 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4661
Karar No
2022/8777
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.02.2019 tarih ve 2017/802 E- 2019/201 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.04.2021 tarih ve 2019/1346 E- 2021/580 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davalının mal ve hizmeti teslim almasına rağmen fatura bedelini ödemediğini, davalı ...'ın, diğer davalı ....' nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, tek imza yetkilisi ve birincil sorumlu kişisi olduğunu, alacağın tahsili için Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2017/5744 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kira bedellerine ilişkin faturaların asıl olmadığını, Vergi Usul Kanunu' na göre kabul edilemeyeceğini, faturada bellirtilen mal ve hizmetin de müvekkilince teslim alınmadığı gibi irsaliyelerinin de bulunmadığını, kaldı ki müvekkili ...' ın yönetim kurulu başkanı olduğunu, doğacak borçtan şahsi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, borçtan sorumlu olabilmesi için sadece kefalet imzasının gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, itibar edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ticari defterlerinde kayıtlı ancak davalının defter kayıtlarında olmayan 01/01/2012 tarihli 102.715,45 TL devir bakiyesinin ispat edilemediği, 01.01.2013 tarihli 43.999,99 TL devir farkı ile 10/05/2015 tarihli 9.067,12 TL bedelli ve 10.02.2017 tarihli 39.778,27 TL bedelli olmak üzere 48.845,39 TL bedelli iade faturanın dayanağının ispat edilemediği, bu hali ile davacının davasını ispat edemediğindan, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğini ve bu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacı tarafta olduğu, taraf defterlerinin incelenmesi sonucu oluşturulan raporda 2002-2017 yılları arasında davalının davacıya toplamda 518.750.TL ödeme yapmasına rağmen davacının toplamda 393.569,97.TL fatura düzenlediği, davacının düzenlediği faturalara göre 125.180,03.TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının kendi defterlerinde davalı aleyhine yaptığı borçlandırıcı işlemlerin yasal dayanağı olmadığı gibi davacının davalıdan takip tarihi itibariyle yasal delillerle kanıtlanmış cari hesap alacağının bulunduğunu kanıtlayamadığı, ayrıca davalının yapmış olduğu ödemeler içinde kira farkı ödemelerinin de olduğunun anlaşıldığı gibi davacının kira farkı ödemelerini ayrı bir icra takibi ile davalıdan talep etmiş olduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4661, K. 2022/8777, T. 07.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4661-e-2022-8777-k-e8601ee99b37