Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4541 E. 2023/503 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4541
- Karar No
- 2023/503
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : .... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkında davanın reddine, davalı ... hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Mustaf İşcan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.01.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı Sarteks Boya Apre Baskı San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne gönderilmek üzere pamuk ipliklerinin 19.09.2016 tarihinde davalı ...'a teslim edildiğini; ancak şoför davalı ...'ın kendisine teslim edilen pamuk ipliklerini hırsızlık yapmak sureti ile zimmetine geçirdiğini, diğer davalının ise adam çalıştıran sıfatı ile zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 286.803,76 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... İşçan vekili cevap dilekçesinde, davanın adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine dayanılarak açıldığını, müvekkilinin üzerine düşen her türlü objektif özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ...'ın usulüne uygun tebliğe rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'ın (sürücü) kendisine teslim edilmiş olan pamuk ipliklerini hırsızlık yapmak sureti ile zimmetine geçirdiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu gerekçesi ile bu davalının zarardan sorumlu olduğu hakkında açılan davanın kabulüne, davalı ... hakkında adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine göre dava açılmış ise de adam çalıştıran davalının dosya kapsamına göre üzerine düşen objektif özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, sorumluluğu yönünden illiyet bağının kesildiği gerekçesi ile hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... hakkındaki davanın reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, adam çalıştıran davalının zarardan sorumluğu bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılarak talebin kabulü yönünde hüküm kurulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, davacı talebinin taşıma sözleşmesi uyarınca uğranılan zarara ilişkin bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 888 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcının meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu oldukları şeklindeki düzenleme uyarınca davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesi davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalı sürücünün seçilmesinde müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, üçüncü kişinin ağır kusuru ile müvekkili bakımından zarar ile illiyet bağının kesildiğini, zarar hesabının doğru yapılmadığını ileri sürerek usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşınmak üzere davalılara teslim edilen malın zayi olması sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 888 inci maddesinin üçüncü fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin duruşmaya katılan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.