Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4363 E. 2023/384 K. – Bonoya Dayalı

Konu: Bonoya Dayalı Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4363
Karar No
2023/384
Karar Tarihi
Konu
Bonoya Dayalı Menfi Tespit

MAHKEMESİ : .... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki bonoya dayalı menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlattığını, bonodaki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın müvekkilinden borç para aldığını ve buna karşılık dava konusu bonoyu tanzim etiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketi müştereken ilzam ve temsile yetkili yönetim kurulu üyeleri ... ve ... adlarına senet metninde yer alan imzaların adı geçenlere aidiyetinin ispat edilmesinin zorunlu olduğu, senet metninde yer alan ...'a atfen atılan imzanın adı geçene ait olmadığının bilirkişi heyeti raporu ve Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiği, diğer şirket temsilcisi yönünden ise olumlu olumsuz herhangi bir tespite yer verilemediği, dava konusu senede istinaden davacı şirketten alacak talebinde bulunulamayacağı, davalının başlattığı icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe konu bono ve takip nedeniyle davacı yanın davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı yanın alacağın %20'sine tekabül eden 140.000,00 TL kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle davacı şirket yetkililerine ait tüm imza örnekleri toplanmadan yapılan inceleme sonucu tanzim edilen rapora itibar edildiğini, taraflarınca sunulan uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, senedin geçerliliğinin davacı tarafça kabul edildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet üzerindeki imzalardan ... adına atılı imzanın bu şahsın eli ürünü olmadığının kesin bir şekilde belirlenmesine, diğer şirket temsilcisi ... adına atılı imzanın bu şahsın eli ürünü olup olmadığı kesin bir şekilde belirlenememişse de takibe konu senedin davacı şirketi borç altına sokabilmesi ve şirketi bağlayabilmesi için şirketi müştereken ilzam ve temsile yetkili yönetim kurulu üyeleri ... ve ... adlarına atfen senet metninde yer alan imzaların adı geçenlere ait olmasının gerekmesi karşısında, senet üzerindeki imzalardan ...'na ait imzanın bu şahsın eli ürünü olup olmadığının kesin bir şekilde belirlenmesinin gerekmemesine, davacı şirket temsilcisi ...'nun senedin tanzim ediliği tarih itibarıyla şehir dışında bulunduğunun dosyaya sunulan uçak biletleri ile anlaşılmasına, davacı şirket temsilcilerinin imza incelemesine esas olmak üzere yeterince belge toplanmış olmasına, davalı tarafın delil listesinde uzman görüşüne dayanmaması nedeniyle davalı tarafından uzman mütalaası olarak dosyaya sunulan beyanların dikkate alınmasının mümkün bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülmesinin mümkün bulunmamasına ve yeni delillere dayanılmasının söz konusu olmamasına, davalı tarafından yargılama sona erdikten sonra temin edilen ve dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmasının mümkün bulunmamasına, davalı tarafından davacıya borç para verildiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulamamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesindeki sebeplere dayanarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık takibe konu bonodaki imzaların sahih olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4363, K. 2023/384, T. 19.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4363-e-2023-384-k-d969d5305f65