Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4004 E. 2022/8033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4004
Karar No
2022/8033
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.05.2018 tarih ve 2014/1975 E- 2018/460 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2019/569 E- 2021/286 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında endüstrilyel gazlar distribütörlik sözleşmesi ve medikal gaz tedarik sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmeyle müvekkili şirketten gaz alım taahhüdünde bulunduğunu, ancak davalının gaz alım borcunu herhangi bir neden olmaksızın durdurduğunu, başka firmalardan gaz temin etmeye başladığını, ihtarname tebliğine rağmen davalının, müvekkiline ait ekipmanı iade etmediği ve tüp kira bedelini ödemediğini belirterek davalının sözleşmeye aykırı davrandığının tespitine, davalının Nisan 2014 döneminden Aralık 2014 dönemine kadar satın almayı taahhüt ettiği halde satın alamadığı gaz bedeline karşılık şimdilik 6.337,55 TL'nin tahsiline, dökümü yapılan gaz tüplerinin müvekkiline iadesine, aksi halde şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsiline, davalının elinde tuttuğu gaz tüplerine ilişkin müvekkili tarafından kira alacağına istinaden düzenlenen toplam 338.034,60 TL fatura bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında 1986 yılından 31/03/2014 tarihine kadar kesintisiz olarak davacı ile ticari ilişkisini sürdürdüğünü, ancak müvekkilince haklı olarak sözleşmenin feshedildiğini, zira davacının gaz temini yapmayarak müvekkilini müşterilerine karşı zor duruma düşürdüğünü ve kendi davranışlarıyla sözleşmenin haklı feshine neden olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketin satış yapmasını imkansız kılacak derecede düşük fiyat teklifleri verdiğini, bu durumun dahi başlı başına haklı fesih nedeni olduğunu, davacının kötü niyetli olarak müvekkilinden her tüp için aylık 30,00 TL kira bedeli talep ettiğini, halbuki davacının teklif verdiği diğer tüm firmalardan tüpün kira bedelini aylık 3,00 TL olarak talep ettiğini, davacının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının aynı şehirde sınırlı sayıda hastanenin bulunduğu bir piyasada kendi bayisi olan davalının münhasır müşterisine fiyat teklifi vermesi ve bunu davalının gaz alımından 3 gün sonra son vermesi nedeniyle davalının davacıdan alım yapmasına engel olduğu, davacının bu eyleminin taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmesine engel oluşturduğu, taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediği, bu nedenle davacının davalıdan asgari ürün alma taahhüdünü yerine getirmesini talep etme hakkı olmadığı, davacı iade edilmeyen tüplerin listesini sunmamış olup, toplam 1147 adet tüp bedelini davalıdan talep edebilmesi için öncelikle davalının elinde bu miktar tüp olduğunu, hangi tarihte hangi sevk irsaliyeleri ile davalıya teslim ettiğini kanıtlaması gerektiği, buna ilişkin bir belge sunulmadığı, ayrıca bilirkişi tarafından inceleme sırasında davacı şirketten talep edilmesine rağmen rapor düzenlendiği tarihe kadar herhangi bir irsaliye ya da teslim belgesi sunulmadığı, bu durumda davalı şirketin uhdesinde belirttiği miktarda tüp kaldığını ispat edemediği, tarafların ticari kayıtlarına göre davacının tüplerin tüm kira bedelini 31/03/2014 tarihinde kesmiş olduğu son faturayla davalı şirketten tahsil ettiği, bunun dışındaki taleplerinin incelenebilmesi için bu miktar kira bedeli fatura içeriği tüpleri, hangi tarihli faturalar ve hangi tarihli sevk irsaliyeleri ile davalıya teslim ettiğini kanıtlayamadığı için kira bedeli de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4004, K. 2022/8033, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4004-e-2022-8033-k-a79b0d3b2a5d