Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3417 E. 2022/7445 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3417
- Karar No
- 2022/7445
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.10.2020 tarih ve 2019/446 E. - 2020/536 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.01.2021 tarih ve 2020/1364 E. - 2021/86 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalı şirketin 11/08/2017 tarihinde dava dışı ... ve ... tarafından kurulmuş olup kuruluşunun 21/08/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiğini, daha sonrasında müvekkilinin ...'e ait 15.000,00-TL değerindeki 60 adet payı 12/12/2017 tarihinde devraldığını ve bu devrin 20/12/2017 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiğini, müvekkilinin 20/12/2017 tarihinden itibaren dava dışı ... ile davalı şirkette eşit paylara sahip ortak sıfatını taşıdığını, davalı şirketin her türlü mobilya dekorasyon ahşap ve metal malzemelerin üretimi alım satımı ithalat ve ihracat için kurulduğunun, bu doğrultuda şirket merkezi olarak gözüken adresteki taşınmazı kiraladığını ve bir takım makineler edinerek ve kısa bir süre faaliyet gösterdiğini, ancak şirket müdürü ...'nın kötü niyetli bir takım davranışları ve ortaklar arasındaki bir takım anlaşmazlıkların da etkisiyle şirketin faaliyet gösteremez duruma geldiğini, kiralanan taşınmazın terk edilipm elde kalan bir takım makineler ve çok ufak miktar stoğun fiili olarak tasfiye edildiğini, davalı şirketin bir senedir herhangi bir adresinin, çalışanının, mal varlığının ve herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, ticaret sicil ve başka kurumların kayıtlarını işgal eden bir şirket niteliğinde olduğunu ileri sürerek,...'nın temsil ve yetkisinin sınırlandırılarak şirkete onay kayyımı atanmasına, devamında davalı şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf davaya herhangi bir cevap vermemiş; ve fakat davalı vekili katıldığı 12/10/2020 tarihli duruşmada; "Daha önceki itiraz dilekçelerimizde belirttiğimiz gibi davacının elinde olan envanterler bilirkişi raporunda değerlendirilmemiştir. Daha önce dosyaya sunduğumuz ihtarnameye davacı taraf itiraz etmemiş, beyanlarında da bu hususta bir açıklık getirmemişlerdir. Biz bu nedenle tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ederiz. Borca batıklık durumu söz konusu değildir. Rapor eksik incelemeye dayalıdır. Fesih talebi yersizdir. Davanın reddine karar verilsin." şeklinde beyanda bulunmuştur. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin gayri faal olduğu, şirketin iki ortağının uzun süredir bir araya gelip genel kurul toplantılarını yapmadıkları, ticari faaliyetinin bulunmadığı, faal olduğu dönemlerde de zarar ettiği, şirketin amacını gerçekleştiremeyecek durumda olduğu anlaşıldığından davacı ortağın davalı şirketin feshini talep etmesinde haklı sebeplerinin bulunduğu yani şirketin feshine karar verilmesi için yasaca aranan yeterli haklı sebepler oluştuğundan, davanın kabulü ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 47909/Merkez sicil numarasında kayıtlı davalı ...'nin TTK'nun 636/3.maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete mali müşavir Osman Seyfi'nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; özellikle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı yanıtında davalı şirketin iki ortaklı limited şirket olup, uzun zamandır genel kurul toplantısının yapılmadığı, bu durumun organ eksikliği teşkil ettiği, 05.08.2019 tarihi itibarıyla sigortalı bildiriminde bulunulmadığı, Vergi Dairesi Başkanlığından gelen yazı yanıtında şirketin vergi borcu bulunduğunun belirtildiği, şirketin adreste bulunmadığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre aktiflerinin pasiflerini karşılama oranının %05'e kadar gerilediği, ortakların uzun zamandan beri bir araya gelerek genel kurul toplantısı yapamadıkları, şirketin faal olduğu dönemde de zarar ettiğinin anlaşıldığı, amacını gerçekleştirme durumda bulunmadığına kanaat getirildiği, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, istinafa konu edilen iddiaların bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle ileri sürüldüğü, öne sürülen istinaf sebeplerinin şirketin feshi ve tasfiyesiyle ilgili olmadığı, bu iddiaların tasfiye aşamasında dikkate alınması gereken iddialar olduğu, dolayısıyla söz konusu istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, dolayısıyla mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.