Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3307 E. 2022/7360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3307
- Karar No
- 2022/7360
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.10.2018 tarih ve 2015/799 E. - 2018/896 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2020/176 E. - 2021/118 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacı ... hakkında borçlu sıfatıyla Lüleburgaz İcra Müdürlüklerinde ilamsız icra takipleri başlatıldığını, davacının borçlu olmadığı halde hakkında başlatılan icra takiplerinden Iğdır’da bulunan gayrimenkulleri üzerine haciz konulduğundan ve satış işlemleri başlatıldığından haberdar olduğunu, davacının, alacaklısı Türkiye Halk Bankası A.Ş. olan icra takipleri ile birçok gayrimenkulüne haciz konulduğunu ve satıldığını, işbu aleyhe yapılmış olan icra takiplerinde genel kredi sözleşmesi kefaleti ile ilgili işlemde davacı ...’ın eşi diğer davacı ...’ın muvafakatinin alınmamış olup davacı ... okur yazar olmadığını ve kefaletlerde imzasının bulunmadığını, davacı ...’ın eşi ...’ın borçlu olduğu icra dosyalarının Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü 2011/1581 Esas sayılı icra dosyası, Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü 2012/385 Esas sayılı icra dosyası, Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü 2012/374 Esas sayılı icra dosyası, Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü 2015/1812 Esas sayılı icra dosyası, Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğü 2015/1992 Esas sayılı icra dosyası ve Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğü 2011/2518 Esas sayılı icra dosyası olduğu, takiplerin dayanağının genel kredi sözleşmesi kefaleti olduğunu, kefaletlerde davacı ...’ ın imzasının bulunmadığını, imza atmayı bilmediğini, eşi ...’ın muvafakatinin alınmadığını, 6098 sayılı TBK 584/1 maddesine göre eşin rızasının alınmamasının sözleşmenin iptalini gerektirdiğini ileri sürerek genel kredi sözleşmesine kefaletin iptaline, icra takiplerinin tedbiren durdurularak hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, banka tarafından Delta İnş. Kak. Tali. Sos. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile IMS Grup Otomasyon Ltd. Şti. lehine kullandırılan kredilerde davacı ...’ın müşterek, müteselsil kefilliği ile birlikte teminat olarak taşınmazlar üzerinde tesis edilmiş ipoteklerin de bulunduğunu, kredilerin ödenmemesi üzerine borçlu şirketler ve davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1581 ve 2012/374 E. sayılı dosyaları üzerinden takibe geçildiğini, ayrıca ipotekli taşınmazların borcu karşılamaya yetmeyeceğinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ve ilamsız takip yoluyla Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/385 Esas, 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2518 Esas sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, takipler öncesinde Lüleburgaz 2. Noterliği'nin 03.12.2010 tarih, 8223 notu ve 03.11.2011 tarih 7044 numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, davacı tarafa tebliğ edildiğini, itiraz edilmediğini, 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1581 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilerek tescilinin tamamlandığını, 2012/374 Esas sayılı dosyada taşınmazların bir bölümünün satıldığını bir bölümüne ilişkin işlemlere devam edildiğini, 2012/385 Esas sayılı dosyada hacizli taşınmazların satışının ve tescilinin tamamlandığını, son olarak Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2518 Esas sayılı dosyasında kıymet takdirlerinin yapılmakta olduğunu, davacının 27.05.2011 ve 16.02.2010 tarihli genel kredi sözleşmelerinde kefalete ilişkin imzasının bulunduğunu, ayrıca teminat veren taşınmaz maliki sıfatının mevcut olduğunu, sözleşmelerin yapıldığı tarihler dikkate alındığında 01.07.2012'de yürürlüğe giren TBK 584. maddesinin uygulanamayacağını, 818 sayılı BK. 484. maddesine uygun olarak kefalet tesis edildiğini, Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1812 Esas sayılı ve Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1992 Esas sayılı dosyalarında davalı bankanın olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının 16.02.2010 ve 27/05/2011 tarihli genel kredi sözleşmesini asıl borçlu Ims Grup Oto. Bil. Sos. Hiz. Ltd. Şti. ile birlikte müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmenin altına davacı ...' ın el yazısı ile isim ve adresini yazarak imza attığı, ayrıca sözleşmede başka kefillerin de bulunduğu, sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle 818 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve eşin rızasının aranmadığı, davacıların bu yöndeki iddiasına bu nedenle itibar edilemeyeceği, davacı tarafın dava dilekçesinde diğer davacı eşin rızasının bulunmadığı iddiasının yanı sıra davacı ...'ın yaşlı olduğu ve okuma yazma bilmediği ve sözlemenin içeriğini de bilmediğini kandırılarak kefil olduğu iddia edilmiş ise de davacı ...' ın yapmış olduğu hukuki işlemlere ait evrakların asıllarının dosyaya celbi sağlanıp, icra dosyalarındaki tebligatlarda, Lüleburgaz İlçe Seçim Kurulu seçmen listesinde, Ziraat Bankası, Tuzluca ve Lüleburgaz nüfus müdürlüklerinde yaptığı işlemlerde de aynı imzayı kullanarak işlemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, davacının okuma yazma bilmediği ve hileli yollarla kefil olduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından davanın ilerleyen aşamalarında imzanın davacı ...'a ait olmadığı iddia edilmiş ise de dava dilekçesinde bu hususun ayrıca ve açıkça ileri sürülmediği, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu kanaatiyle bu yönde imza incelemesi yapılmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; TBK'nın 39/1. (BK'nın 31/1.) maddesinde, yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan tarafın, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılacağının düzenlendiği, davacının iddia ettiği irade fesadı halinin ise en geç ipoteklerin resmi şekilde düzenlendiği tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği, buna göre davalıya ipotek tarihlerinden itibaren bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığının bildirilmediğine ve sözleşmelerin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu uyarınca kefalet sözleşmelerinin usulüne uygun olmasına göre davacının kefalet sözleşmeleri ile bağlı olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.