Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/2289 E. 2022/7721 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2289
- Karar No
- 2022/7721
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.07.2018 tarih ve 2016/720 E.- 2018/854 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2020/171 E.- 2020/476 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2022 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 30.03.2016 tarihli genel kurulunun 5. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, 11. maddesi ile de TTK’nın 396. maddesinde belirtilen izin ve yetkilerin yönetim kurulu üyelerine verildiğini, bir kısım yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden ceza davalarının bulunduğunu, bu üyeler hakkında hukuka aykırı ve zararlandırıcı işlemleri bulunmakta iken ve etkisi devam ederken haklarında açılan davalardan aklanıncaya kadar ibra edilmemeleri ve kendilerine TTK’nın 396. maddesi kapsamında şirketle rekabet etme izni verilmemesi gerekirken aksi yönde alınan kararların afaki iyiniyet kurallarına aykırılık taşıdığını ileri sürerek davalı şirketin 30.03.2016 tarihli genel kurulunun 5. ve 11. gündem maddeleri ile alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket aleyhine aynı iddialarla açılan 2013 yılı genel kuruluna ilişkin davanın reddedildiğini, yine grup şirketleri aleyhine açılan davalarda ret kararı verildiğini, Akkök Holding A.Ş. ile müvekkilinin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, davalı şirketin 10 yönetim kurulu üyesinden 3’ünün dava dışı başka şirketlerdeki yönetim kurulu üyelikleri dolayısıyla haklarında kamu davası açılmasının dava konusu genel kurul kararlarının iptalini gerektirmeyeceğini, kamu davaları ile ibra ve yetki kararı arasında bağlantı bulunmadığını, finansal tabloların onaylanmasının yönetimin ibrası sonucunu doğurduğunu, ibra kararının çok ciddi bir oy farkı ile verildiğini, davanın kişisel husumete bağlı olarak ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gündemin 5. maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, Akkök Holding A.Ş.’nin farklı bir tüzel kişiliği bulunduğundan bu şirketten dolayı açılan ceza davasının eldeki davanın konusunu etkilemeyeceği, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasındaki oyları düşüldükten sonra da ibra için gerekli nisap/ olumlu oy oranına ulaşıldığı, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 396. maddesi uyarınca izin verilmesinin iptalinin gerektiği ileri sürülmüşse de yönetim kurulu üyelerinin Akkök Holding A.Ş.’nin de yönetim kurulu üyesi olmalarının rekabet yasağından istisna edilmelerini engellemeyeceği, yönetim kurulu üyelerinin oyları da hesaplamaya katılmadığında 11. maddenin kabulü yönünde nisabın oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.