Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/1541 E. 2022/7151 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1541
- Karar No
- 2022/7151
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12/03/2020 tarih ve 2017/81 E- 2020/190 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen 11/11/2020 tarih ve 2020/1110 E- 2020/1423 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18/10/2022 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkilinin yüklenici firma olarak dava dışı İller Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından KİK Hükümlerince çıkılan ihaleyi kazanarak 28/04/2010 tarihinde imzalanan birim fiyat esaslı sözleşme ile, Siirt İli, Beğendik Beldesi, İçme Suyu İnşaatının yapım işini üstlendiğini, "İnşaat Bütün Riskler" sigortasının yaptırılıp daha sonrasında ihaledeki keşif artışları sebebiyle iki ayrı ek poliçe daha yaptırılarak, teminat kapsamının genişletildiğini, işin imalatı esnasında oluşan toprak kayması sonucu davalı tarafından 211.087,00 TL hasar tazminatının çıkarıldığını, bu tazminatın davalıdan talep edilmesi üzerine davalının işin sahibi olan İller Bankası A.Ş.'den onay talep ettiğini, oysa ki poliçe içeriğine göre onay şartının bulunmadığını, işin sahibi idarenin de ödemeye muvafakat vermeyip söz konusu tazminatın kendi hesaplarına gönderilmesini istemesi sonucu, davalı ... şirketinin tazminatı ne müvekkili firmaya ne de idareye göndermeyerek, 23/11/2011 tarihinde İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/124 D.İş sayılı kararı ile tediye mahalli tespiti yaptırarak bu bedeli İstanbul Adalet Sarayı Vakıf Bank Şube Müdürlüğüne vadesiz olarak yatırdığını, davalı şirketin doğal afete konu hasar tazminatının hesabında olay mahallinde hasar tespiti yapılmadığını, iş sahibi idarenin hazırlamış olduğu hasar tespit tutanağı idare tarafından ibraz edilmiş olmasına rağmen hangi yöntemle belirlediklerini bilemedikleri 211.087,00 TL tutarındaki tazminat için müvekkilinden ibraname talep edildiğini, zor durumda olan müvekkili firmanın ibranameyi imzalamak zorunda kaldığını, oysa iş sahibi idarenin hasar tespit raporundaki metraj olarak bildirdiği hasarın miktarının daha fazla olduğunu ileri sürerek şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili firmaya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu hasar bedelinin 24/11/2011 tarihinde 211.087,00 TL'nin tevdi mahalline ödendiğini, talep edilen fazla hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dava konusu hasar bedeli ödendiği için müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, dava konusu olayda ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından poliçe kapsamında düzenlendiği ifade edilen hasar dosyasının arşiv kayıtlarında araştırılmasına rağmen bulunamadığı, sigorta sözleşmesinde sigortalının Sorgun İnşaat Ticaret Ltd. Şti. olduğu görülmekle, davalı ... şirketi tarafından zarar bedelinin sigorta limitleri dahilinde ödenmesi açısından sözleşmenin iş vereninden muvafakat alınmasına gerek bulunmadığı, heyelan nedeniyle oluşan ve talep edebileceği zararın 211.087,00 TL olduğu gerekeçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 10.000,00 TL'lik tutarı ile ilgili davanın, talep gibi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/81 E., 2020/190 K. sayılı dava dosyasında verdiği 12/03/2020 tarihli kararına yönelik davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, sigorta poliçesinde sigortalı olarak davacı şirket gösterilmiş olmasına ve TTK'nın 1454. maddesi uyarınca sigorta poliçesinden kaynaklı tazminatı sigortalı davacının talep edebilecek olması nedeniyle davalının tevdi mahalline ödeme yapmasının sonuç doğurmayacak olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.