Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/8516 E. 2022/5864 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8516
Karar No
2022/5864
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.05.2017 tarih ve 2015/1128 E- 2017/392 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı ... Factoring A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2017/5564 E- 2020/1636 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.09.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ...Ş. vekili Av. ...ı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin arsası üzerine inşaat yapılması için davalı .... ile sözleşme imzalanıp avans için bir kısım çeklerin verildiğini, davalının inşaata başlamaması üzerine sözleşmenin feshi ile çeklerin iadesi hususunda anlaşıldığını, ancak davalı ....’nin çekleri iade etmediği gibi bir kısım banka ve faktoring şirketlerine ciroladığını, dava konusu 170.000.-TL bedelli, 30.11.2015 keşide tarihli çekin davalı ...Ş. şirketine geçtiğini, 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına göre faktoring şirketinin kambiyo senedine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilmeyen alacakları devir alamayıp tahsilini üstlenemeyeceğini, davalı ...Ş.’nin fatura ve sevk irsaliyesi ile belgelendirilmemiş bir alacağı satın aldığı için meşru hamil sayılmayacağını ileri sürerek 30.11.2015 keşide tarihli, 170.000.-TL bedelli çek için davalılara borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, bu kez 30.01.2016 keşide tarihli, 170.000.- TL bedelli çek için borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalılardan Optima Faktoring A.Ş. vekili, müvekkilinin çeki ciro yoluyla devraldığı Tuğra İnşaat Taahhüt Danışmanlık ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile bu şirketin de ciro yoluyla devraldığı .... arasındaki alacağı belgeleyen 2 adet faturayı, alacak bildirim formlarını, çek teslim bordrosunu teslim alıp firmaya finansman sağladığını, diğer davalı hakkındaki iddiaların iyiniyetli müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini, %20’den az olmamak üzere tazminatın tahsini istemiştir. Asıl ve birleşen davanın davalılarından ...., davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu iki adet çek yanında, fesih protokolüne konu diğer beş adet çekin de davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı .... tarafından, davacıya bu çekler karşılığında bir mal veya hizmet sunulduğuna dair beyan verilmediği, fatura sunulmadığı, çeklerin temlikine ilişkin faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, 24.06.2015 tarihli alacak bildirim formu-ödeme araçları tevdi bordrosu, ön ödeme talimatı belgesi ile de çeklerin temlikinin yapıldığı, davacı ile davalılardan .... arasında 18.06.2015 tarihinde aktedilen inşaat yapım işleri konulu sözleşmenin 20.07.2015 tarihinde feshedildiği, yedi adet çekin bedelsiz kaldığının ve iade edileceğinin taahhüt edildiği, davacının çeklerden dolayı davalı ....’ye borçlu olmadığı, davalı ...Ş.’nin dava konusu çekleri ciro yolu ile temlik aldığı, temlike ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtların ve ayrıca ödeme belgelerinin davalının ticari defter ve kayıtlarından tetkik ve tespit edilmiş olması karşısında, davalının Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 22/2 maddesine uygun olarak, tüm şartları yerine getirdiği, buna karşılık davalı ... şirketinin diğer davalının bu çekleri davacıya iade etmeyi taahhüt ettiğini bilebilecek durumda olmadığı, dolayısı ile çekleri kötü niyetli olarak elinde bulundurduğunun ispatlanmadığı, davalı ile faktoring ilişkisi olan dava dışı şirket arasındaki işlemlerin usulüne uygun bir şekilde yapıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada, davalı ...Ş.’ye karşı açılan davanın reddine, davalı ....’ye karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ile dava dışı şirketin organik bağı olmasının fatura karşılığı işlem yapılmadığı anlamına gelmeyeceği, ticari defterlerini sunmayan davalı açısından dava dışı şirket ve davalı şirket arasındaki faturaların BA/BS formlarının doldurulup vergi bildiriminin yapıldığı, defterlerde var olduğuna dair güçlü karinenin aksine bir ispat sunulmadığı, factoring şirketinin tabi olduğu yasa ve yönetmelikler çerçevesinde hareket ettiği, ihtiyati tedbir yolu ile alacağına geç kavuşan davalı açısından inkar tazminatı verilmesi koşulları oluştuğu halde karar verilmemesi hatalı görüldüğü gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş.’nin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davacının davalı ...Ş.’ye karşı açtığı davanın reddine, İİK’nın 72/4. maddesi uyarınca 34.000.-TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, davacının ....’ye açtığı davanın kabulüne, birleşen davada, davacının davalı ...Ş.’ye açtığı davanın reddine, İİK’nın 72/4. maddesi uyarınca 34.000.-TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, davacının davalı ....’ye karşı açtığı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. Asıl ve birleşen dava, çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddenin yollamasıyla 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5/1. maddesinde ‘Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışmasının; a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.’ hükümleri düzenlenmiş olup, faktöring şirketlerinin gerekli istihbarat çalışmasını nasıl yapacağı ve çalışma usulleri açıkça düzenlemiştir. Somut olayda asıl ve birleşen davada davacı, davalı ....’nin edimini yerine getirmemesi üzerine avans için verdiği çeklerin iadesi hususunda yazılı anlaşma yapıldığını, buna rağmen çeklerin iade edilmeyip muvazaalı işlemlerle aynı kişilerin yöneticiliğini yaptığı dava dışı Tuğra İnşaat Taah. Dan. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne, bu şirketçe de davalı ... şirketine verildiğini, grup şirketleri arasında gerçekte bir ticari ilişkinin bulunmadığını, işlemlerin 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesini dolanmayı amaçladığını, Optima Faktoring A.Ş.’nin bu şirketler arasındaki hileli işlemlerden habersiz olamayacağını ileri sürmüştür. Bilirkişi raporlarında davacı ile çeklerin lehtarı davalı .... arasında taşeron inşaat sözleşmesi kapsamında düzenlenmiş fatura bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı ... şirketinin müşterisi olan dava dışı Tuğra İnşaat Taah. Dan. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin kefillerinden birinin davalı .... olduğu, her iki şirketin yöneticilerinin de aynı kişilerden oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı faktöring şirketinin yukarıda açıklandığı üzere faturaya konu mal satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapması, keşideciden dava konusu çekler yönünden teyit alması gerekirken bu yönde bir araştırma yapmadan ve teyit almadan yöneticileri de aynı olan müşteri ve kefil arasında düzenlenen fatura ve belgelere göre işlem yapmasının mevzuatın kendisine yüklediği istihbarat yükümüne uygun olmadığının nazara alınması gerekirken yazılı şekilde davanın Optima Faktoring A.Ş. yönünden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davada verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine 14/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Asıl ve birleşen davalar bedelsiz kaldığı ileri sürülen çekler yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın niteliği itibarıyla davacının öncelikle kambiyo senedinin bedelsiz kaldığı ve ardı sıra ciro yolu ile temlik alanların kötüniyetle iktisap ettiklerinin ispatı gerekmektedir. Ne var ki senet metni incelendiğinde, ciro zincirinde zahiren bir kopukluk bulunmadığı ve davacı iddiasının senet metninden görülebilen mutlak defi niteliğinde olmadığından müteakip ciranta ve hamillere karşı ne şekilde ileri sürülebileceğinin gerek kambiyo hukuku gerekse Faktoring ilişkisi açısından etraflıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır… (TTK. 790) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür (TTK. 792) Keza, TTK 687 - 1. maddesinde de “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır” düzenlemeleri mevcuttur. Anılan TTK hükümleri çerçevesinde konu ele alındığında, kambiyo ilişkisinde üçüncü kişi olması hasebiyle davalı ... şirketinin ancak ve ancak kötüniyetli hamil olması halinde senedi iadeyle yükümlü olacağı ve dosya kapsamından kötüniyetinin ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Burada hamil faktoring şirketi olduğuna göre vakıanın ayrıca Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun (FKFFŞK) 9/2 ve 9/3 maddeleri çerçevesinde tartışılması ve dolayısıyla meşru hamil olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Zira sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ihtilafı da bu hususta toplanmaktadır. “Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz” (FKFFŞK Madde 9/2) Davalı ... tarafından dosyaya sunulan fatura ve sair belgeler incelendiğinde; bir önceki cirantalarla hukuki ilişkinin faturalarla tevsik edildiği ve dolayısıyla temlik edilen alacak tutarının çek tutarlarını aşmadığı görülmektedir. Faktoring işlemlerinde, kambiyo senedi refakatinde tevdi edilen faturaların gerçek bir mal veya hizmet satımına ilişkin olup olmadığının denetimi ancak davacının da hukuki işlemin tarafı olması halinde mümkündür. Şayet, davalı ... alacağı, davacıdan bir sonraki cirantadan temlik alsaydı, faktoring şirketinin meşru hamil olmadığı defii alacağın temliki hükümlerine göre faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecekti. Ancak asıl ve birleşen davaya konu çekler davacı tarafından davalı .... emrine düzenlenmiş, bu şirket de çekleri cirolayıp dava dışı Tuğra İnşaat Taah. Dan. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne vermiş, davalı ... ise dava dışı Tuğra İnşaat Taah. Dan. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nden alacağı temlik almış, dava konusu çeklerin de hamili olmuştur. Dolayısıyla davalı ... şirketinin dava konusu çeki faktoring işlemi kapsamında temlik aldığı ve alırken de kanunun 9/2 maddesinde yer alan yasaklayıcı hükümlere riayet ettiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Aksi durumun yani Faktoring yönetmeliğinin 22/2 maddesinde yazılı olan özen yükümlülüğünün layıkıyla yerine getirilmediğinin ispat yükü davacı taraftadır. Kötü niyetli olduğu ispatlanamayan davalıya daha ağır vecibeler yüklemek faktoring müessesesini fiilen işlevsiz hale getirmekle eşdeğer sonuçlar doğuracaktır. Keza, FKFFŞK’un 9/3 maddesinde de: “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” denilmek suretiyle bir bakıma TTK'nın 687. maddesiyle paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Açıklanan gerekçeler ile çekleri kötü niyetle (dava konusu çeklerin bedelsiz olduğunu bile bile) devraldığı ispatlanamayan davalı ...Ş.’ye karşı açılan asıl ve birleşen davanın reddi yönünde verilmiş olan karar, usul ve kanuna uygun bulunduğundan, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince asıl birleşen davalar yönünden tesis edilen kararın onanması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8516, K. 2022/5864, T. 14.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2020-8516-e-2022-5864-k-9220e00bf20e