Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/5540 E. 2013/21769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/5540
Karar No
2013/21769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2013 tarih ve 2012/381-2013/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Tübingen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 21.04.2010 tarih 2 O 307/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmiş, tavzih yoluyla da masraf tespit kararı tenfiz olunmuştur. Davalı vekili, asıl kararı ve tavzih kararını ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin 24.01.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı vekilinin 05.03.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 24.01.2013 tarihinde Tübingen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 2 O 307/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinden sonra 05.03.2013 tarihinde tavzih suretiyle de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Ancak, aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 24.01.2013 tarihli asıl hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 05.03.2013 tarihli tavzih kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5540, K. 2013/21769, T. 29.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-5540-e-2013-21769-k-1f08828dec37