Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/12205 E. 2013/16909 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12205
Karar No
2013/16909
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2013 tarih ve 2013/221-2013/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati Haciz isteyen vekili; Borçlunun menkul gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c, HMK 316-322, HMK 316/1-A-C maddeleri uyarınca ve İİK 258/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu, bu konudaki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığının 07/02/2013 tarihli 2012/17636 E. 2013/1888 K. Sayılı emsal ilamı da dikkate alınarak dava şartı yokluğu gerekçesiyle ihtiyati haciz dilekçesinin görevsizlikle usulden reddine karar verilmiştir. Karar, İhtiyati Haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulü sadece ve münhasıran sulh hukuk mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir. Öte yandan, ihtiyati haciz istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asal görevli mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir. Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12205, K. 2013/16909, T. 26.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-12205-e-2013-16909-k-f5583db2a9d5