Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/3180 E. 2012/11635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/3180
- Karar No
- 2012/11635
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hasımsız olarak görülen davada Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 tarih ve 2011/421-2011/737 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Finansbank A.Ş. İmsan İkitelli Şubesinde mevcut çek hesabına ait 2 adet çekin müvekkilinin yedindeyken kaybolduğunu, bu çekleri ticari iş karşılığında kimseye vermediğini, bu nedenlerle çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamı uyarınca, çek iptali isteme hakkının keşideciye ait olmadığı, keşidecinin 711/son hükmü uyarınca çeki ödemeden edebileceği gibi çek bedelinin kendisinden istenmesi halinde aynı Kanun'un 704. maddesi hükmüne dayanarak borçlu olmadığının tespiti yoluna gidebileceği, bu nedenlerle, keşideci tarafından açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında, keşidecinin TTK’nun 711. maddesi uyarınca muhatabı ödemeden men edebileceği gerekçesine yer verilmiş ise de, bu hükmün yer aldığı TTK’nun 711/3. maddesinin 5838 sayılı Yasa’nın 32. maddesi ile 18.02.1999 tarihi itibariyle ilga edilmiş olması nedeniyle söz konusu yasa maddesinin hukuksal yarar açısından davanın reddine gerekçe yapılması yerinde değilse de, kıymetli evrakın iptaline ilişkin davanın, TTK’nun 563/2. maddesi uyarınca, zayi edildiği anda kıymetli evrak üzerinde hak sahibi olan kişi, bir diğer söyleyişle kıymetli evrakın iptali davasının ancak yetki hamil tarafından açılabilmesinin olanaklı olması nedeniyle davacının çekle işleyen hesap sahibi sıfatıyla bu nitelikteki davayı açmasına yasal olanak bulunmamasına göre davanın reddine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazının reddiyle HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi yukarıda belirtilen şekilde düzeltilen yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilen yerel mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.