Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/12945 E. 2012/14155 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12945
Karar No
2012/14155
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ... olarak görülen davada Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2012/96-2012/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı müşterisinden ciro yolu ile temin ettiği iki adet çekin, işyerinin sevkiyat aracında kaybolduğunu belirterek, çeklerin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, HMK'nun 382. maddesinin 2. fıkrasının e/6.bendine göre, kıymetli evrakın iptalinin çekişmesiz yargı işlerinden olduğu ve çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin ise, HMK'nun 383. maddesi gereğince, aksine bir düzenleme olmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nda kıymetli evrakın iptali taleplerine ilişkin yapılacak işlemlerin Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözüme bağlanacağı yolunda herhangi bir hükmün bulunmadığı, görevsizlik kararı veren mahkemece TTK'nun 4. maddesine atıfta bulunulmuş ise de, talep konusu ''iş''in ticari ''dava'' niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 383. maddesi uyarınca, çek iptal davalarının sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. HMK'nun 383. maddesinde, çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece, sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Yine aynı Yasa'nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve TTK'nun 4. maddesinde ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. Bu nedenle TTK'nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK'nun 383. maddesinde öngörülen aksine düzenleme bulunduğundan, sulh hukuk mahkemeleri değil ticaret mahkemeleri görevlidir. Kaldı ki 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddelerinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu göstermektedir. Açıklanan bu nedenle, istemle ilgili işe bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine ait olmasına rağmen görevsizlik ve dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine dair verilen mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12945, K. 2012/14155, T. 24.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-12945-e-2012-14155-k-2ce4e82be16c