Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/4215 E. 2012/12151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4215
Karar No
2012/12151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2007/313-2010/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin TSK Kara Havacılık Okul Komutanlığı tarafından onaylanan askeri helikopter lisansının, sağlığında meydana gelebilecek riskler neticesinde iptal edilmesi ihtimaline karşı davalı şirket tarafından sigortalandığını, sigorta sözleşmesi kurulurken müvekkilinden sağlık durumuna ilişkin iki defa beyan alındığını, davalı şirketin müvekkilinin yaşadığı sağlık sorunlarını bu beyanlardan öğrendiğini ve bu şartlarda sigorta sözleşmesi yapıldığını, sigorta primlerinin düzenli biçimde ödendiğini, 03.03.2006 tarihinde müvekkilinin böbreklerinde meydana gelen rahatsızlık nedeniyle uçuştan ayrıldığını, rizikonun gerçekleştiğinin davalıya ihbar edilmesine rağmen davalının müvekkiline sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, 6.000 TL'nın 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.12.2009 havale tarihli dilekçesi davasını ıslah ederek talebini 151.110 TL'na yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının rahatsızlığının doğuştan gelen bir rahatsızlık olduğunu, çeşitli askeri hastanelerden alınan uçuştan men edici kurul raporlarının bütün tetkikler yapılmadan ve asıl ilgili branş uzmanı olmadan düzenlendiğini, bu raporların askeri mevzuat açısından da eksik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı definin süresi içinde yapılmadığı, davacının sigorta poliçesi düzenlendiği sırada kendisine verilen belgeleri doldurarak davalı ... şirketine sunduğu, diğer bir deyişle TTK'nun 1290. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı ... şirketinin de bu hususları dikkate alarak sigorta sözleşmesini yaptığı, ayrıca sigorta şirketince cayma hakkının kullanılmadığı, poliçe ile teminat altına alınan riskin gerçekleştiği, bu durumda sigorta bedelinin davacıya ödenmek zorunda olduğu gerekçesiyle 130.470 TL'nın 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Davalı taraf gerek davaya cevabında gerekse de savunmasını ıslah suretiyle davanın ıslah edilen miktarı ile ilgili olarak zamanaşımı definde bulunduğuna göre mahkemece davalının davanın ıslahla artırılan kısmına ilişkin zamanaşımı savunmasının süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, kararda herhangi bir ayrıntıya yer verilmeksizin soyut ifadelerle zamanaşımı definin süresinde olmadığı yönündeki gerekçe ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi bu hususun tartışmasız bırakılması da kararın bozulmasını gerektirmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4215, K. 2012/12151, T. 09.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-4215-e-2012-12151-k-794a8b5d46e5