Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/16162 E. 2012/6828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/16162
- Karar No
- 2012/6828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2008/578-2010/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı - karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili, sigortalı davalının TTK'nın 1290. maddesi hükmüne ve Sağlık Sigortası Genel Şartlarının 5. maddesinde düzenlenen beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, 15 yıldır hiper tansiyon hastası olduğu halde davacı şirkete bildirilmediğini, davalının 03.06.2008 tarihinde Aort Diseksiyon rahatsızlığının tedavisi için gereken 55.318,23 TL'nin sigorta şirketince Florance Nightingale hastanesine ödendiğini, yine 5.190,73 TL tutarında hasar ödemeleri için provizyon verildiğini ileri sürerek, davacı tarafından karşılanan toplam 60.508,96 TL'nin davalı sigortalıdan 03.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, iddia edilen hastalık bulgularının sigorta başlangıç tarihinden dört ay sonra tespit edildiğini, davacı ... şirketinin sigortalının durumunu bildiği halde sigortayı devam ettirdiğini, aradan 5 yıl geçmekle davacı tarafın iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ... şirketinin ilk sigorta akdi yapılırken ve sonraki yıllarda basiretli davranma yükümlülüğüne uygun davranması gerekirken risk oluştuktan sonraki zararının tazmin edilmesine dair talebinin haklı gerekçelere dayanmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı, davacının dava açmasının bu suretle hak arama yoluna başvurmasının kusurlu bir hareket olarak kabul edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesi ve diğer dilekçelerinde yer alan beyanların haksız saldırı olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı - karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı - karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.