Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/10967 E. 2012/17873 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/10967
- Karar No
- 2012/17873
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (İSTANBUL 47. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/09/2010 tarih ve 2010/69-2010/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asli müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %55 hisseye sahip olduğunu, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ...’nın ölümü ile yönetim kurulu sayısının 2 kişiye düştüğünü, şirketin feshinin engellenmesi için müvekkilinin 1 payının Can Kağıtçıbaşına devredildiğini, TTK’nun 367. maddesine göre şirket sermayesinin en az %10‘una sahip hissedarların şirket genel kurulunu toplantıya davet yetkisine sahip olduklarını, şirketin organsız kalmaması ve tasfiye sürecine girmemesi için genel kurul yapılmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek, eski yönetim kurulunun ibrası, yeni yönetim ve denetim kurulunun oluşturulması, ortakların hisse durumları hakkında aydınlatılması, gerekli kayıtların yapılıp yapılmadığı, pay devri ve ölen ortak nedeniyle meydana gelen değişikliklerin pay defterine işlenmesinin sağlanması gündemi ile genel kurul yapmak için müvekkiline izin ve yetki verilmesini talep ve dava etmiştir. Müdahil ... vekili, TTK’nun 367. maddesindeki usule uyulmadığını, şirket pay defterinin gerçek durumu yansıtmadığını, davalı A.Ş.’nin 1997, 1998, 1999, 2002, 2004 ve 2007 yıllarına ait genel kurullarında müvekkilinin asaleten ya da vekaleten temsil edilmiş gösterilmesinden dolayı yok hükmünde olduğunun tespiti için Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/516 E. sayılı dosyasında açılan dava derdest olup sonucunun beklenmesi gerektiğini, organsız kalan şirkete TTK’nun 435/2. maddesi uyarınca idare kayyımı tayini gerektiğini belirtmiştir. Müdahil ... vekili, davacının pay sahipliği sıfatının dahi ihtilaflı olduğunu, payların tespiti için müvekkilince 2009/128 E. sayılı dosya ile dava açıldığını, organsız kalan bir anonim şirkette azlığın genel kurul yapmak için izin istemesinin olanaksız olduğunu ileri sürerek, dosyanın 2009/128 E. sayılı dosya ile birleştirilmesini, davanın reddini, organsız kalan şirketin genel kurulunun kayyım vasıtasıyla toplanmasına karar verilmesini ve 2007 -2008 yönetim kurulu faaliyet raporu ile denetçi raporlarının okunması ve müzakere edilmesi, aynı yıllara ait kar-zarar hesaplarının incelenmesi ve müzakere edilmesi, yönetim kurulu ve denetçi hakkında sorumluluk davası açılıp açılmaması hususunun müzakere edilip oylanması, TTK’nun 348. maddesi uyarınca şirkete özel murakıp tayininin oylanması maddelerinin gündeme eklenmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davalı şirketin yönetim organları mevcut olmadığından TTK’nun 366. ve devamı maddelerinde yer alan prosedür izlenerek genel kurul toplantısı yapılmasının yasal olarak mümkün bulunmadığı, müdahillerin talepleri yönünden davalı şirkete atanan yönetim kayyımına TTK’nun 435. maddesi gereğince şirketin yasal organlarını oluşturmak üzere süre verildiği, kayyımın verilen süre içerisinde 25.06.2010 tarihinde genel kurulu toplayarak, şirketin yönetim organlarını tamamladığı, müdahiller bozma ilamından sonra 25.06.2010 tarihli genel kurulda esas alınan pay defterinin gerçeği yansıtmaması sebebiyle genel kurulun yok hükmünde olduğunu, genel kurul kararının iptalini veya yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmişler ise de, bu incelemenin ancak TTK’nun 381. maddesine göre açılacak bir davada değerlendirilebileceği, müdahillerin açtığı diğer davaların sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, asli müdahillerin açtıkları davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, aslı müdahil ... vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asli müdahil ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asli müdahil ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asli müdahil ...'den alınmasına, 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.