Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/8356 E. 2012/709 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8356
Karar No
2012/709
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : AV. ... VEKİLİ : AV. ... BÜYÜKÇETİN

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2010 tarih ve 2008/109-2010/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; gıda sektöründe faaliyette bulunan müvekkilinin “Kukla Kebap + şekil” ve “Kukla + şekil” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, markaların özellikle kebap restoranı sektöründe bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının kendisine ait kebap salonunun tabelasında “Torun Kukla Kebap”, kebap salonunda sattığı ürünlerde de “kukla kebap” ibarelerini kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzünün önlenmesini, şimdilik 1000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat istemini takipsiz bırakmıştır. Davalı vekili; müvekkilinin “torun kukla kebap” adı altında faaliyete başlamadan iki ay öncesinden “Torun Kukla + Şekil” ibaresinin marka olarak tescili için TPE'ne başvurduğunu, başvurunun kabulü halinde bu markanın kullanılmasının davacı markalarına tecavüz oluşturmayacağını, davacı markaları ile müvekkilinin tecil başvurusunda bulunduğu ibarenin görsel, işitsel ve söyleniş olarak farklı olduğunu, öte yandan müvekkilinin 13.03.2008 tarihinde davacı tarafından gerçekleştirilen arama-toplama işlemi sonrasında, dava konusu ibareyi bırakarak yeni adı ile faaliyetlerine devam ettiğini, 27.03.2008 tarihinden itbaren dava konusu ibarenin hiçbir yazılı-basılı evrak üzerinde kullanılmadığını, müvekkilinin marka başvurusunun tescili halinde davacının maddi ve manevi tazminat isteme hakkının kalmayacağını, kaldı ki 14 günlük fiili kullanım nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; maddi tazminat istemi yönünden dava dosyasının işlemden kaldırılmasına, 556 sayılı KHK'nın 62/1-6 ve TTK'nın 58/1-e maddeleri uyarınca markaya tecavüzün men’ine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir.

.../...

-2-

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 205,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Davalı 297,00 H 91,40 PH 205,60 BK

08/02/2012-S/E

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8356, K. 2012/709, T. 25.01.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-8356-e-2012-709-k-737cf3b45768