Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/5293 E. 2010/5176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5293
- Karar No
- 2010/5176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.01.2010 tarih ve 2010/D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (Borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, ihtiyati hacze dayanak yapılan bononun kambiyo senedi vasfında olmadığını, ticaret sicil kaydına göre şirketin borçlanabilmesi için iki yetkilinin imzasının gerektiğini, mal kaçırma durumunun bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Alacaklı vekili, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK' nun 265.maddesinde tahdidi olarak belirtildiğini, borçlu şirketin iki yetkilisinin imzası ile borç altına gireceği hususunu bilmelerinin mümkün olmadığını savunarak, itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, İİK'nun 265.maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin tahdidi olarak belirtildiği, itiraz eden borçlunun itiraz sebeplerinin bu kapsamda olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, itiraz eden borçlu vekili temyiz etmiştir. Talep,ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup,davaya konu bonoda şirketi temsilen tek imza bulunduğu,buna karşılık şirketin çift imza ile temsil edildiği dosya içeriği ile sabittir.İİK'nun 265.maddesinde ise ihtiyati haczin dayandığı sebeblere istinaden ihtiyati hacze itiraz edilebileceği öngörülmüştür. Somut uyuşmazlıkta keşideci şirketin tek imza ile borç altına sokulmasının kural olarak mümkün bulunmaması,bu halde de TTK'nun 590 maddesi gereğince sadece imza edenin sorumlu olması ve bu durumun ihtiyati haczin dayandığı sebebler kapsamında ileri sürülebilecek hususlardan olması nedeniyle mahkemece itirazın kabulüne karar vermek gerekirken, redine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.