Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/5126 E. 2010/1566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/5126
Karar No
2010/1566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2007 tarih ve 2005/378-2007/718 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve karşı davacı şirket ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı ve karşı davalı ... ve avukatı ..., davalılar-karşı davacı avukatı Amaç Kaya gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı (K.Davalı) vekili, müvekkili ile davalılardan ...'un imzaladıkları protokolle taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sona erdirildiğini, protokolün üçüncü maddesi uyarınca “binanın satışından doğacak damga vergisi ve fon ... tarafından 20.01.2003 tarihinde ödenecektir” hükmünün müvekkilince yerine getirilerek fon ve damga vergisi olarak yatırılmak üzere 37.093.000.000 TL'nin davalı şirkete yatırıldığını, ancak yasal değişiklik neticesinde bina satışından fon ve damga vergisinin kaldırılmasıyla yapılan ödemenin davalı şirkete iade edildiğini, ayrıca müvekkili adına kayıtlı olup da davacının ortaklıktan ayrılmasından sonra davalılarca kullanılan telefon faturasının da davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 38.095,25 YTL alacaklarının 37.093,00 YTL'lik kısmının davalı şirkete iade edildiği tarihten, 1.002,25 YTL'nin ise 21.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir. Davalılar vekili ortaklığı sona erdiren protokolde sözü edilen fon ve damga vergisi dolayısıyla meydana gelen ilişkinin şirket ile davacı arasında olup, müvekkiliyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, protokolün 3.maddesinde vergi ve fonun 30.000.000.000 TL'ye kadar olan bölümünün şirket, aşan kısmının ise davacı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, anılan hükmün taraf iradelerine uygun yorum şeklinin bu olduğunu, davacı verilmesi gereken 30.000.000.000 TL olmadığını, protokolün aksine bir yorum yapılsa dahi Maliyece bedelin iadesinin de şirket eski ortağına bir alacak hakkı veremeyeceğini, telefon borcunun şirketin fabrika binasını terk etmesinden sonra doğduğunu, müvekillerinin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek asıl davanın reddini istemiş, davalı-k.davacı şirket bakımından karşı davasında ise; davacının tek başına imza yetkisi olmadığı halde ...isimli şahıstan satın aldığı makine bedelinin tehditler sonucunda ödenmek zorunda kalındığını, TTK'nun 590.maddesi uyarınca davacının bu borçtan şahsen mesul olduğunu ileri sürerek 37.420,36 YTL'nin ödeme tarihi olan 31.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davacı-k.davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki protokolün 3.maddesinde davacıya satılacak binanın damga vergisi ve fon tutarının davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ödenmesi gereken vergi ve fon borcunun 37.093,00 YTL olduğu ve davacının bu borcunu yine protokolün 2.maddesinde yazılı olan 30.000 YTL alacağını ödememe suretiyle ifa edildiği, bilahare 24.04.2003 tarihinde 4842 sayılı kanunda yapılan değişiklikle vergi dairesince iade işlemi yapıldığı, böylece davalıların 30.000 YTL sebepsiz yere zenginleştikleri, bu meblağdan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının diğer ödeme iddiasını kanıtlayamadığı, davacı adına olup davalı şirketin kullanımında bulunan telefon görüşmesi faturasından davalıların sorumlu oldukları, karşı dava yönünden davacı tarafından kendisine verilen özel vekaletname ile alınan makinenin keşifte belirlendiği üzere davalıya ait işyerinde bulunduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının hazırlık dosyasında dinlenen tanık anlatımlarıyla da davacı ile davalı ...’un makineyi satın aldıkları ve hatta hurda saçtan oluşan makinede bakım ve iyileştirme çalışmaları yaptıkları, makinenin alımından davalının haberdar olduğu, kaldı ki makine bedelinin şirket tarafından ödendiğinin de kanıtlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile 31.002,25 YTL’nin temerrüt tarihi olan 20.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davalı-karşı davacı vekili ile davalı vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı-k.davacı iddialarının soyut nitelikte kalıp kanıtlanamamış bulunmasına göre davalı-k.davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı,davalı-k.davacı ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.827,51 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5126, K. 2010/1566, T. 11.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-5126-e-2010-1566-k-5cb87f12232d