Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/13766 E. 2012/18069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/13766
- Karar No
- 2012/18069
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2008/749-2010/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin %50 hisedarı olan dava dışı .....'in şirketeki hisselerini davalıya sattığını, ancak devir prosedürü tamamlanmadığından davalının ortak sıfatını kazanmadığını, davalının yetkisi bulunmadığı halde şirket namına yazılı üç adet çeki şirket adına cirolayıp kendisi tahsil ederek TTK'nun 590. maddesine aykırı davrandığını, çek bedellerinin tahsili için davalı hakkında başlatılan takibin, davalının haksız itirazıyla durduğunu ileri sürerek,davalının takibe vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hisse devrinden sonra davalının şirket adına ödemeler yaptığını, bunun karşılığında bir kısım çeklerin şirket tarafından davalıya verildiğini, müvekkilinin yasal ve geçerli hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sadece hisse devir sözleşmesi ile şirket ortağı olamayacağını bilmesi gereken davalının, kendisine şirket tarafından kambiyo senedi düzenleme, bedelini tahsil etme ve ahz-u kabz yetkisi açıkça verilmemişken, davacı şirketin lehtarı bulunduğu 3 adet çeki, şirket kaşesi üzerine attığı imza ile ciro ederek bedelini tahsil ettiği, tahsil edilen paranın şirkete ödendiğinin anlaşılamadığı, yetkisiz temsilci olarak hareket eden davalının bu eylemlerine davacı tarafından icazet verilmediği, çek bedellerini şirket nam ve hesabına kullandığını ispatlayamayan davalının TTK 590 maddesi gereğince bedelden bizzat sorumlu olduğu, ancak takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, buna karşın alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.100,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, yetkisiz kişi tarafından tahsil olunan çek bedellerinin istirdadı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, dava konusu çeklerin şirket borçlarının kendisi tarafından ödenmesi karşılığında verildiğini ve bu nedenle bedellerini tahsil ettiğini savunmuş, şirketin hangi borçlarını ödediğini de bu savunmasında açıklamıştır.Her ne kadar davalının yetkisi olmadığı halde şirket çeklerini kendisine ciro etmesi usulsüz ise de, davalının savunmasının kendisi tarafından kanıtlanması halinde, çekler karşılığında tahsil ettiği tutarın davalı yönünden sebepsiz zenginleşme oluşturduğu ileri sürülemez.Bu itibarla, mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup varsa bu husustaki delilleri toplandıktan sonra neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.