Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/14383 E. 2012/4916 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/14383
- Karar No
- 2012/4916
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2009/232-2010/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, UDAŞ Uşak Doğalgaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 5.6.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında görüşme konusu olan ve olağan genel kurul toplantısı ile görüşülen gündemin 3,4,5 ve 6. maddelerinin müzakere ve görüşmeye dayanak olarak müzakere konusu olan belge rapor, defter ve mali tabloların usulü olmadığını, genel kurul icrası ile alınan kararların azınlık haklarını ihlal ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin ve denetleme kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili ibrada oy kullandıklarını, genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya aykırı olarak icra edildiğini, Udaş Şirketi zarar ederken yan şirkete iş verilmesi sebebiyle Enyaş şirketinin kar ettiğini, bu nedenle öncelikle şirketin kanuni defter ve belgelerinin, bu şirketin yan şirketleri ile bilanço ilişkilerinin,bu şirket zarar ederken diğer yan şirketleri kar etme nedenlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmek suretiyle gerçek mali tabloların ne olduğunun özel denetçi marifetiyle tesbit edilmesi gerektiğini ileri sürerek özel denetçi tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, bu davanın açılabilmesi için davacının TTK 348/2 maddesi gereğince %10 pay sahibi olması gerektiğini, oysa ki davacının şirketteki pay oranının %10 oranının altında bulunduğunu, bu sebeple dava şartı gerçekleşmediğini, yine davacının öncelikle TTK 348/2.maddesi gereği umumi heyetten özel denetçi talebinde bulunması gerektiğini, 5.6.2009 tarihli genel kurul toplantısında davacı tarafın katılmasına rağmen genel kuruldan özel denetçi atanması yönünde bir talepte bulunmadığını, savunarak davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK.nun 348/2.maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden esas sermayenin en az onda birine muadil pay sahibi olan kişiler, son iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini tahkik için özel denetçi veya denetçiler tayinini umumi heyetten isteyebileceği, davalı şirketin 05.06.2009 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarına göre davacının özel denetçi tayinini genel kuruldan istemeden bu davayı açtığı anlaşıldığı, kaldı ki davacı esas sermayenin onda birinden daha az oranda pay sahibi olup TTK.348/2.maddesindeki koşulların bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.