Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/13955 E. 2011/3309 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13955
Karar No
2011/3309
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/09/2008 gün ve 2008/246-2008/399 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/13959 - 2010/5447 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin haklı bir neden olmadığı halde ve herhangi bir ihtarda bulunulmadan ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ortaklar kurulu kararının iptaline, olmadığı takdirde ortaklık payının gerçek değerinin tespit edilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın TTK’nun 381 nci maddesi gereğince yasal üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, ortaklar kurulunun ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin kararının davacıya bizzat 14.09.2004 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının anasözleşmenin 3 ncü maddesi gereğince rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, haklı sebeplerden dolayı bir ortağın TTK’nun 551/3 ncü maddesi uyarınca şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin dava yolu ile mahkemeden istenmesinin gerektiği, TTK’nun 551/3 ncü maddesi uyarınca ortağın şirketten çıkarılabilmesi için haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmasının zorunlu olduğu, kanıt yükünün şirkete ait bulunduğu, davalı şirket ortaklar kurulunun verdiği çıkarma kararını mahkemede dava açılmadan doğrudan kendiliğinden işleme koymasının yerinde olmadığı, yapılan işlemin yoklukla batıl olup davacı ortağın ortaklıktan çıkarılması sürecinin henüz sonuçlanmadığı, davacının halen davalı şirketin ortağı konumunda bulunduğu gerekçesiyle davacının halen davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine, pay değerinin tahsiline yönelik istemle ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2010 günlü ilamıyla onanmıştır. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13955, K. 2011/3309, T. 24.03.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-13955-e-2011-3309-k-61c48577ee46