Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/3975 E. 2010/10426 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/3975
- Karar No
- 2010/10426
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2008 tarih ve 2007/506-2008/653 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı şirket hissesinin yarısının müvekkillerine 2004 yılında miras yoluyla intikaliyle durumun tescil edildiğini, %50 hissedar davalı ... ile aralarında anlaşmazlık olduğunu, şirketin zarar ettiğini ve kuruluş gayesini gerçekleştirme imkânının kalmadığını, kötü yönetim nedeniyle sermayenin 2/3’ünün yitirildiğini ileri sürerek, şirketin feshini ve tasfiyesini istemiştir. Davalılar vekili, davacılara telefonla bildirildiği halde toplantılara katılmadıklarını, şirkette halen işçilerin çalıştığını, fesih şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, şirketin 2007 yılında 20.000 YTL olan sermayesinin tamamını kaybettiği, öz varlığının eksilere düştüğü, ortaklar kurulunun uzun zamandır toplanamadığı ve aralarında geçimsizlik olduğu, %50 oy dengesinin karar alma olanağını kaldırdığını, TTK’nun 549/4. maddesi gereğince haklı nedenle fesih istenebileceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2) Ancak, davanın davalı gerçek şahıs ...’in ortağı bulunduğu diğer davalı olan şirketin feshi ve tasfiyesi için açıldığı ve davada da şirkete husumet yöneltildiğine göre, bu davalı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı gerçek şahıs lehine bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı gerçek şahıs vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.