Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/11844 E. 2011/5503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11844
Karar No
2011/5503
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2009 tarih ve 2007/233-2009/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı şirketin 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait genel kurulunun 23.08.2006 tarihinde yapıldığını, TTK.nun 377. maddesi gereği talepleri üzerine bilançonun görüşülmesinin 1 ay sonraya ertelendiğini, buna rağmen 7. madde ile bilanço oylanmadan ve eski yönetim kurulu ibra edilmeden yeni yönetim kurulunun seçildiğini, yine gündemin 8. maddesi ile yeni murakıp seçiminin yapıldığını, 9. madde ile yönetim kuruluna TTK. 334 ve 335. maddelerinde belirtilen yetkilerin verildiğini, bu genel kurulun devamı niteliğinde olan 18.10.2006 tarihli genel kurulda alınan yönetim kurulu faaliyet raporlarının tasdiki, murakıp raporlarının tasdiki, bilanço ve gelir tablosunun tasdiki ile yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kararlara muhalefet ettiklerini ileri sürerek, 23.08.2006 tarihli genel kurulda gündemin 7, 8 ve 9 numaralı sıralarında alınan kararların ve 18.10.2006 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5 ve 6 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, 23.08.2006 tarihli genel kurulda alınan karar gereği bilançonun görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrası hususunun 1 ay sonraya ertelenmesine rağmen eski yönetim kurulu ibra edilmediği için yeni yönetim kurulu seçiminin de ertelenmesi gerektiği halde, 7. madde ile yeni yönetim kurulunun seçildiği ve 9. madde ile genel kurula ait bir yetki olan TTK 334 ve 335. maddelerdeki şirket tüzel kişiliği adına işlem yapma ve rekabet yasağına ilişkin olarak yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararların iptali gerektiği, diğer maddeler ile 18.10.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini gerektiren bir husus bulunmadığı ve bu genel kurulda yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar alınmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 23.08.2006 tarihli genel kurulda alınan 7 ve 9. maddedeki kararların iptaline, 18.10.2006 tarihli genel kurulda alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar olmadığı için konusu olmayan iptal talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, diğer iptal taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK’nun 377. maddesine göre bilançonun tasdiki hakkındaki müzakerenin ertelenmesine rağmen bilanço ile ilgili hususların ertelenen genel kurulda görüşüldüğü ve bu hususun yasaya aykırı olduğu iddiasıyla alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacılar 23.08.2006 tarihli genel kurulda erteleme kararı verilmesine rağmen yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili 7. maddenin, denetçi seçimi ile ilgili 8. maddenin ve yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334-335. maddelerine göre işlem yapma yetkisi veren 9. maddenin görüşülerek karara bağlandığını ileri sürerek alınan kararların iptalini istemişler, ve mahkemece de yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili 7 ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 334-335. maddelerine göre işlem yapma yetkisi veren 9. maddenin iptaline karar verilmiş, diğer talepler ise reddedilmiştir. TTK’nun 377. maddesi uyarınca ekseriyetin veya şirket sermaye inin onda birine sahip olan azınlığın gerekçesiz dahi olsa talebi üzerine bilançonun tasdiki hakkındaki müzakere ve bununla bağlantılı görüşmelerin bir ay sonraya bırakılması zorunlu olup, bunların dışında bilanço ile ilgili olmayan hususların görüşülerek karara bağlanması mümkündür. Davalı şirket ana sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadığından bilançonun tasdiki veya reddi, kaideten yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine mani olmayıp, seçimle ilgili gündem maddelerinin görüşülmesi ve karara bağlanması mümkündür. Aksi taktirde genel kurul ile ertelenen genel kurul toplantı tarihleri arasında bir yönetim ve denetim boşluğu doğacaktır. Ancak vazife süresi biten yönetim kurulu üyelerinin denetçi tayin edilmesi ibra edilme şartının bağlı bulunduğundan (TTK 347/4), ibra edilmeyen yönetim kurulu üyesi, denetçi olarak seçilmez. Bunun dışında şirket yöneticilerine TTK’nun 334 ve 335 nci maddelerine göre işlem yapma yetkisi verilmesi yolunda genel kurul kararı alınması ile bilançonun erteleme kararı arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığının da kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davanın tümden reddi gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak gündemin 7 ve 9. maddeleri ile ilgili kararların iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda anılan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava TTK’nun 377. maddesine göre bilançonun tasdiki hakkındaki müzakerenin ertelenmesi talebine rağmen davalı anonim şirketçe alınan genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olup, mahkemece genel kurulun eski yönetim kurulunun yeninden seçilmelerine dair 7. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Sayın çoğunluk tarafından erteleme kararı ile eski yöneticilerin tekrar seçilmeleri arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı bu nedenle seçim yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile karar bozulmuştur. Tartışma, yönetim kurulu üye seçiminin bilanço görüşmeleri ile bağlantılı bir gündem maddesi olup olmadığıdır. 23.08.2006 tarihli genel kurul toplantısında, azınlık pay sahiplerinin talebi üzerine bilançonun onaylanmasının yanında, faaliyet raporunun, denetçi raporunun ve gelir tablosunun onaylanması ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin ibrasına ilişkin gündem maddeleri de, bilanço ile bağlantılı hususlar olarak ertelenmiştir. Doktrinde bu konuda görüş belirten yazarlardan Tekinnalp şöyle demektedir: “Azlık bilanço üzerindeki görüşmelerin ertelenmesini talep edebilir. Azlığın TK’nun 377. maddenin tanıdığı bu imkanı kullanması halinde, görüşmelerin en az bir ay geriye bırakılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen bir aylık süre, azlık lehine tanınmış müktesep hak niteliğinde asgari süredir. Toplantı gereğinde bir aydan daha fazla bir süre ertelenebilir veya azlık muvafakat ettiği takdirde bir aydan önceye de konabilir. Durum G.K.’nın toplantıya davetine ilişkin usul uyarınca ilan olunur ve ortaklara bildirilir. Böyle bir talep karşısında gündemin bilanço ile ilgili bütün maddelerinin ertelenmesi gerekir; kâr dağıtımı, ibra ve ibraya dayalı olarak YK üyeleri ve denetçilerin seçimi gibi azlığın 377. maddedeki hakkı kullanmasına rağmen, genel kurulun görüşmelere devam ederek bilanço ve onunla bağlantılı gündem maddeleri hakkında karar vermesinin müeyyidesi bu kararların TK. 381. madde uyarınca iptal ettirilebilmesidir.” (Poray/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, 11. Basım, sh.455) Bu konuta en kapsamlı çalışmayı yapan Teoman “Yönetim Kuruluna aday gösterilen kişilerin tümü yada içlerinden bazıları, bir önceki faaliyet döneminde de aynı görevi ifa etmişler ise, bilanço görüşmeleri tamamlanmadan, bunların ertelemeye rağmen aynı genel kurul toplantısında yeniden seçilmelerini kabul etmek doğru olmayacaktır. Önemle ekleyeyim, burada kalkış noktası, bu kişilerin henüz ibra edilmemiş olmaları değil, aksine genel kurulda bilanço hakkındaki tüm tartışmaların bitirilmemiş olmasıdır. Bilanço görüşmelerinin ertelenmesine karşın, aynı toplantıda eski yöneticilerin yeniden seçilebilecekleri kabul edilecek olursa, genel kurulda gerek azınlık gerek yönetim kurulu ile bağlantısı bulunmayan diğer pay sahipleri yöneticilerin faaliyetleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaksızın onları yeniden seçmek ya da seçmemek durumunda kalacaklardır ki, bunun da genel kurulu tüm kararlarını serbest ve bağımsız iradesi ile alması şeklindeki genel ilke ile bağdaşmadığı açıktır.” (Ömer Teoman, Makalelerim, Sh.82-83). Gerçektende, ibra edilmiş olma olgusu yönetim kurulu üyesi seçilme şartı olarak değerlendirilmese de, bilanço ile diğer mali tablo ve raporların görüşülmemiş olduğu bir sırada, aynı kişilerin yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerinin, genel kurul toplantısı yapılmasının amacı ve genel kurulun bağımsız bir irade ile şirket işleri ile ilgili olarak tam bilgi sahibi olarak karar verme kuralı ile çeliştiği açıktır. Henüz şirket hesaplarının incelenmediği bir sırada, aynı kişilerin yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçilmeleri, genel kurulun toplanıp karar alması mantığı ile örtüşmemekte, genel kurulu oluşturan pay sahiplerinin iradesini bağlayıcı bir nitelik arz etmektedir. Dolayısıyla bilanço görüşmelerinin ertelenmesi üzerine, bu bilançoyu hazırlayan ve pay sahiplerinin onayına sunan yönetim kurulu üyelerinin yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçilmeleri oylamasının da, bilanço görüşmeleri ile bağlantılı kabul edilmesi ve ertelenmesi icap etmektedir. Bilançonun onaylanması ve şirket iş ve hesaplarının pay sahiplerinin oluruna sunulmaması, pay sahiplerinin ilgili dönemde ortaklığı idare eden kişilerin performansı hakkında bilgi sahibi olmalarını engeller. Bu sebeple bilanço görüşmeleri ile mevcut üyelerin yeniden seçilmeleri arasında bir bağlantının bulunduğu açıktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece yönetici seçimine dair genel kurulun 7. maddesinin iptali isabetli bulunmakla bu konuya ilişkin sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11844, K. 2011/5503, T. 06.05.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-11844-e-2011-5503-k-39f1295f9b0c