Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/9435 E. 2010/818 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9435
Karar No
2010/818
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2008 tarih ve 2004/733-2008/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından biri olduğunu, davalı ortağın müvekkilini şirket işlerine karıştırmadığını, şirket hakkında bilgi vermediğini ve müvekkilini şirkete sokmadığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının çıkma isteminin diğer ortak tarafından da istenildiğini, ancak tarafların anlaşamadıklarını, kusurun davacıda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ortağın şirketten ayrılmak istediği, bunun davalının da kabulünde olduğu, iki ortaklı limited şirketlerde ortağın ayrılmasının şirketin devamı bakımından mümkün bulunmadığı, ancak bunun şirketin feshi yolu ile sağlanabileceği, davacının da şirkette kalmak istemediği ve ortaklar arasında sorunlar olduğu, bu itibarla TTK’nın 549. maddesinde haklı nedenlerin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin davalı şirket yönünden temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalı ... yönünden yapılan temyiz incelenmesine gelince dava, davalı limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Bu tür davada şirketin davalı olarak gösterilmesi yeterli olup, ayrıca diğer ortağın bu davada hasım olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, davalı ... yönünden pasif husumetten davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın adı geçen davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı şirket yönünden temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9435, K. 2010/818, T. 26.01.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-9435-e-2010-818-k-e8853693bec8