Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/13018 E. 2010/4439 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/13018
- Karar No
- 2010/4439
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2008 tarih ve 2008/266 - 2008/427 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalının %25 pay sahibi ortakları olduklarını, çeşitli nedenlerle şirket faaliyetlerine iştirak edemediklerini, 2007 yılı olağan genel kurulunun bilanço ve gelir tablosunun incelenmesi için talep üzerine ertelendiğini, fakat yönetim kurulunun ibra edildiğini, ikinci toplantının yapıldığını, bazı muhasebe hareketlerinin belge düzenlenmeksizin gerçekleştirilmesi, amortisman ayrılmamış dönemler için sabit varlıkların ilerleyen dönemlerde itfasına imkan kalmadığı, 2006 yılında işletmenin faaliyetinin olmadığı akaryakıt ve yemek harcamalarının yapılmakta olan yatırımlar hesabında muhasebeleştirilmesi nedeniyle bilanço zararının olandan az gösterildiği ve çam fıstığı işleme binası yatırım maliyetinin olması gerektiğinden daha yüksek göründüğü gerekçeleriyle özel denetçi atanması isteminin kabul edilmediğini, bu talebin usulsüz reddedildiğini ileri sürerek, özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların muhasebe kayıtlarını kendi yetkilendirdiği muhasebeci firmasıyla incelettiğini, bir usulsüzlük tespit edilemediğini, ancak grup şirketlerde olan olağan muhasebesel hareketleri yasaya aykırılık şeklinde ileri sürmenin doğru olmayacağını, davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının statüsünün limited şirket olduğu, ortak sayısının yirmiyi aşmadığı, bu tür limitet şirkette idare hak ve yetkisi bütün ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan ortakların BK'nun 531. maddesinde yazılı haktan faydalanabileceği, kendisinin veya vekilinin ortaklığın kasasını denetleme ve sayma hakkının olduğu, ortak sayısı yirminin altında olan limited şirketlerde anasözleşmede hüküm olması halinde denetçi veya denetçiler seçiminin mümkün bulunduğu, konulan bu hükmün TTK'nun 548/2. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, davalının anasözleşmesinde denetçi atanacağına ilişkin hüküm olmadığı, TTK'nun 348. maddesinin kıyasen uygulanamayacağı, davacıların şirketin işlerini denetleme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.