Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2140 E. 2026/5442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2140
Karar No
2026/5442
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/351 E. 2024/264 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Dairemizin 05.11.2025 tarihli ve 2024/6180 Esas, 2025/14165 Karar sayılı kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KD-2025/153342 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen ve süre aranmayan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın 18.03.2024 tarihli dilekçesi ile müdafii görevlendirilmesini talep etmesine rağmen Mahkemece sanığa müdafii görevlendirilmeden, müdafii görevlendirilmediğinin ve yokluğunda açıklanan Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden yargılama yapılarak mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın, 18.03.2024 tarihli mazeret dilekçesi ile Mahkemeden kendisine müdafii atanmasını talep ettiği ve şayet talebi kabul edilmez ise avukat tutmayı düşündüğünü beyan ettiği, yokluğunda görülen ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını sunduğu 19.03.2024 tarihli celsede Mahkemece sanığa avukat tutması için süre verilmesine, duruşmaya mazeretsiz katılmadığı için ihzaren celbine ve mütalaayı içeren duruşma zaptının kendisine tebliğine karar verildiği, mütalaayı mutazammın tebligatın sanığın bilinen son adresi olan ve 18.03.2024 tarihli dilekçesinde beyan ettiği adresi yerine önceki adresine tebliğe çıkarıldığı ve adreste tanınmadığı-yeni adresinin belirlenemediği şerhiyle bilatebliğ iade edildiği, keza, önceki adresine göre yazılan ihzaren celp yazısına da bilaikmal yanıt verildiği, akabinde, bu olgular Mahkemece de belirlendiği hâlde, sanığın yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyet hükmü kurulduğu, incelenen dosya kapsamından anlaşılmakta olup savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308/2-3 maddesi gereği Dairemizin, 05.11.2025 tarihli ve 2024/6180 Esas, 2025/14165 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA,

3. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2023/351 Esas, 2024/264 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/2140, K. 2026/5442, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-2140-e-2026-5442-k-88749d1c30c3